16 Ocak 2026 Cuma

Love Through a Prism (ONA) (2026)

Diğer Adı: Love Prism

Tür: ONA

Yıl: 2026

Bölüm Sayısı : 20

Orijinal Eser: Yoko Kamio (Manga Çizeri: Maki Minami) 

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Wit Studio / Dijital Platform

Tür:  Period / Dönem, Tarihi, Romantizm, Resim Sanatı, Ressamlık, Gündelik Yaşam

Türkiye'de Yayınlandı mı?: Dijital Platformda Evet

İzleyici Yaş Seviyesi:  16 +


Beni tanıyanlar dönem işlerine bayıldığımı bilirler. Estetik yönü ihmal edilmeyip kaliteli çizimler eşliğinde sunulmuşsa baş tacı edip en iyiler listeme eklemem de kaçınılmazdır. Yeni yılın ilk ayına girdiğimiz şu günlerde duyuru aşamasında keşfedip internette paylaşılmasının ardından yayın tarihi gelip çattı ve tüm blümlerin eklenmesi ile yerini hızlı bir izleme sürecine bıraktı. Konuyu taze taze bloguma eklemek istedim. 7 bölüm sonrasında buradayım:) Sonraki gün blümleri bitirdim. Külkedisi masallarına doymayan benim gibiler için kesinlikle mükemmel bir seçim:)


Kült Manga Serisi Hana Yori Dango'nun yazarı Yoko Kamio'nun kaleminden çıkan, 2026 yılının ilk ayında yayınlanmaya başlayan yeni anime ONA serisi Love Through a Prism hikayesini romantizm ve sanatla harmanlayıp izleyiciyi 20.yy'ın başlarına, İngiltere'nin tarih kokan görselliğine götürüyor.



Çocukken gezdiği bir sergi sonrası ressam olma hayalleri taşıyan Lili Ichijoin, Japon değişim öğrencisi olarak İngiltere’deki prestijli Saint Thomas Sanat Akademisi’ne kabul edilir. Babasının tam desteğine karşın annesi bu isteğini onaylamaz. Dahası altı ay içinde sınıfının birincisi olmazsa eve dönüp aile işini devralmasını ve kendisi için seçilen münasip bir eş adayı ile evlenmesini şart koşar. 



Yıl 1914. Lili daha önce yalnızca resimlerinden gördüğü başkent Londra'ya ulaştığında büyülenmiş haldedir. Henüz limanda yaşanan bir dizi aksilik sonrası yüzü gözü kömür karası olmuş çizim yapan bir delikanlı ile kendisine hoş gelmeyen bir sohbet yaptıktan sonra laf arası cümlelerinden aradığı yeri bulup onu bekleyen arabaya görür. Yol boyunca gördüğü her manzaranın tadını çıkarır. Ardından önce kalacağı mekana ardından da eğitim hayatını sürdüreceği okula adımını atar... 

Kit adlı çocukla tanışması bir dizi yalmış anlaşılma ve şamatayı beraberinde getirmişken sınıfta profesör tarafından tanıtılır. Asyalı olması, eğilerek selam vermesi fısıltıların başlıca sebebidir. Her ay başarılı üç öğrencinin çalışmasının galeride sergilendiği yaklaşan gün için o da verilen ödeve başlar. 


NOTLAR:


- Seri başlangıcı 1914 yılıdır. 1919 ve 1921'e geçiş yaparak sona erer.

- Dönem kıyafetleri olması gerektiği gibi tasarlanmıştır ve estetiktir.

-Animeye dair ek yazı için tıklayınız. (Animelerde Moda: 1900-1940'lı Yıllar



28 Kasım 2025 Cuma

Neon Genesis Evangelion (1995-2021)


Orijinal Adı: Neon Genesis Evangelion

Japonca Adı: Shinseiki Evangelion / 新世紀エヴァンゲリオン 

İlk Yayın Yılı (Japonya): 1995-2023

Tür: TV Serisi & Film & Oav

Bölüm Sayısı : 26  (1 Sezon / 1995) & 6 Film & 1 Oav

     Movie:  Neon Genesis Evangelion: The End of Evangelion (1997) (Yan Hikaye) / Alternatif Son

 Movie: Neon Genesis Evangelion: Death & Rebirth (1997) 

 Movie:  Evangelion: 1.0 You Are (Not) Alone (2007) (Alternatif Yeniden Anlatım) 

   Movie: Evangelion: 2.0 You Can (Not) Advance (2009) (Yan Hikaye)

Movie: Evangelion: 3.0 You Can (Not) Redo (2012) (Yan Hikaye)

Movie: Evangelion: 3.0+1.0: Thrice Upon A Time (2021) (Yan Hikaye)

Oav: Evangelion: 3.0 [-46h] You Can (Not) Redo (2023) (On Dakika)

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: GAINAX, I.G., Tatsunoko, NAS

Tür:  Bilimkurgu, Distopia, Psikolojik, Gündelik Yaşam, Dram



Dünya 2000 yılında 2. patlamanın ardından eksen bozulmuş, kutup buzulları erimiş ve gezegen nüfusunu büyük bölümü ekolojik felaketlerin ardından yok olmuştur. 2015 yılında, Japonya'nın çölleşmemiş son bölgelerinden birine kurulmuş, yarı askeri-yarı sivil şehir 'Üçüncü Yeni Tokyo Şehri" ne düzenlenen üçüncü 'Angel'ın saldırısıyla başlar. Ordunun silahları etkisiz kalınca NERV adı verilen teşkilat, şehrin altında bulunan gizli GeoFront'ta geliştirilmiş Evangelion adı verilen biyomekanik robotlar kullanarak saldırıyı durdurur ve meleği / Havari'yi yok etmeyi başarır. 



Araçlar nasıl üretildiği ya da ortaya çıktığı neden sadece 14 yaşındakiler kullanabildiği ya da onların neye göre seçildikleri bölümler süresince gizemini korur. Shinji İkari, Rei Ayanami ve Asuka Langley Soyru, bu üç pilot Eva'sının kontrolünü sağlamak için, kendi ruhunu, Eva'nın ruhu ile senkronize eder. Robot zarar gördüğünde pilotları da büyük acılar çekerler. (Paragraf Alıntıdır)



Gezegen “melekler” ya da Havariler olarak bilinen gizemli istilacılardan tarafından saldırıya uğradığında 14 yaşındaki Shinji Ikari, annesinin ölümünün ardından birkaç yıl ayrı kaldığı babası tarafından Neo Tokyo-3 şehrine çağrılır. Aralarındaki anlaşılmaz gerilim ve sevgisizliğin yarattığı iletişim sorunu daha karşı karşıya geldikleri o anda yoğun biçimde hissedilirken Nerv yöneticisi adam güven eksikliği tavan yapmış çocuktan EVA 01 adlı dev bir robotun pilotu olması ister. 



Shinji O anda yaşanan ani yeni bir saldırı nedeniyle karşılaşmadan ne umacağını bilmeksizin kendisinden beklenileni isteksizce kabul eder. Soğuk ve uzak duran babasına rağmen kendini neden bu görevi kabul ettiğini defalarca sorgular. Ancak ne meleklerin saldır amacı ve ne de babasının gerçek niyetinden habersiz acı verici bir sorumluluğun pençesine itilir.

Editör Yorumu:

- Anime 1995 yapımı ama şaşırtıcı biçimde şimdilerde hayatımızda yer bulan yapay zeka bolca işlenmiş

- Baba karakteri başlı başına arıza bir tip. Ruhsuz bir pislikken Rei'ye gülücükler dağıtması da yarı. Altından çıkan şey ne olacak merak ediyorum. 



- 8. Bölüme kadar hikayedeki psikolojik ağırlıktan büyülenmiş haldeydim. Asuka ile dizi cıcık ve saçma bir şeye dönüşüverdi. Cinsellik atıflarında da ayrı tiksindim ve sıkıldım!

- Shinji'nin pasif ve korkar hali nerdeyse çocukken şiddete, tacize mi maruz kalmış dedirtecek ölçüde tuhaf ve anlaşılmaz. Babasına iki çift normal cümle kuramıyor.

- Shinji'nin Seslendirmesi için neden kadın seçilmiş? Erkek çalışan mı bulamıyorsunuz? Yoksa altında başka bir neden mi var? (Bu Megumi Ogata zaten normal bir birey değil herhalde. Genelde de ya biseksuel, lezbiyen tiplerde rastladım kendisine)

25 Kasım 2025 Salı

Ayashi no Ceres (2000)

 

Diğer Adı: Ceres, Celestial Legend

Tür: TV Serisi 

Bölüm Sayısı : 24

Orijinal Eser: Manga (Yazar & Çizer: Yuu Watase) 

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Pierrot,  

Tür:  Fantastik Kurgu, Doğaüstü Güçler, Gizem, Romantizm, Gündelik Yaşam

Türkiye'de Yayınlandı mı?: Hayır

İzleyici Yaş Seviyesi:  16 +

İzleyeli kaç yıl oldu hatırlayamadığım, Fushigi Yuugi'nin de yazar & Çizeri Yuu Watase'nin estetik işlerinden bir diğer seri Ayashi no Ceres o zamanlar çok sevdiğim animelerden biri olmuştu. Karakterin sesine hayat veren Junko İwao'nun sesinden açılış müziğine Scarlett  bayılırdım. Anime her ne kadar ben de nostaljik hisler uyandırsa da konu biraz tuhaf. İşleniş de oldukça karanlık. Hatta Sapkınlık kabul edebileceğim ayrıntılar da olunca yapım kesinlikle her yaşın seyir aralığında yer almıyor.




Lise öğrencileri Aya ve Aki ikiz kardeşler, okul sonrası karoeke eğlencesinde zaman geçirdikten sonra bir kafede takılmayı sürdürürler. Eve dönerken karıştıkları kapkaç olayı nerdeyse Aya'nın ölümüne neden olabilecek bir kazaya yol açar ama genç kız şaşırtıcı biçimde yara almaz. Trafiğin ortasında kaldığı için ezilme tehlikesi geçirince bu kez gizemli bir yabancı tarafından kurtarılır. Evde ergen haldeki kardeş didişmeleri devam eder. Karmaşaya noktayı koyan soğuk tavırlar içindeki baba ve annesinin sözleridir. İple çektikleri on altıncı doğum günleri için kendilerince planlar yapmışken büyükbaba Mikage'nin meiji devrinden kalma malikanesinde aile büyüklerinin katılacağı bir akşam düzenlendiğini öğrenirler. 



İki genç sonraki gün taksiyle eve geldiklerinde çevredeki olağandışı koruma ordusuna ve daha birçok acayip şeye anlam veremez. Aslında çok da farkına varmazlar. Mekan güvenlik kameralarıyla sıkı gözetim altına alınmıştır. Aya ve Aki büyükbabaları tarafından karşılanır. Onların hemen ardından iki ahşap kutu salona alınır. Aya getirenin önceki gün onu kurtaran kişi olduğunu fark eder ama konuşmasına fırsat kalmadan adam çıkar. Ortamın uğursuzluğuna genç kızın birden bire başlayan ve artan kalp atışı eklenir. Kapağını açtığında gördüğü tuhaf şeyin onda ve ikizinde yarattığı etki  aslında o gün oraya getiriliş amaçlarının ta kendisi ve saklı bir gerçeği teyit etme amacı taşır. 



Aya, intikam peşinde, son derece güçlü Ceres adında bir göksel kızın birçok reenkarnasyonundan biri olduğunu öğrenir. Yalnızca yoğun stres veya öfke içindeyken Aya'nın zihin ve bedenini ele geçirip ona dönüştüğünde, uçma, ışınlanma, telepati, güçlü telekinezi, önsezi ve süper insan hızı gibi doğaüstü yetenekler kazanırken ellerinden yıkıcı pembe enerji patlamaları yayabilmekte ve parlak pembe renkli göksel enerjiden geçilemez kalkanlar oluşturabilmektedir. 



Olayın kaynağı ise giriş bölümünde yaşlı bir adamın torununa anlattığı hikayede gizlidir. "Hagoromo Efsanesine" göre cennetten yeryüzüne inen melek Ceres, gölde yıkandığı sırada bir erkek insan tarafından fark edilmiştir. Güzelliğiyle adeta büyülenen ve ona sahip olmayı arzulayan adam hagoromo'sunu (göksel giysi) çalar. Bu nedenle Ceres geldiği yere dönemez. Sonrasında adamın gelini olur. İşte Mikage ailesi o erkeğin soydan gelmektedir. Ceres'in amacı ise onları tamamen yok etmektir. Aya o gün varis olduğu teyit edilen ikiz erkek kardeşi Aki'nin aksine baba tarafı yani büyükbabası ve klanının doğal hedefi haline gelir.  



Genç kız Ceres'in üzerindeki etkisini kontrol etmeye ve ruhunu yatıştırmaya çalışırken kardeşi Aki ise beklenmedik biçimde "Shiso Mikagi"nin intikamcı ruhu tarafından tamamen ele geçirilir. Bu ruh, tüm Mikage ailesinin atası ve Ceres'in göksel giysisini (veya "mana") çalıp Dünya'da kalmasına neden olan kişidir. Aya, Ceres'e onu avlayanları, özellikle de Aki'yi öldürmemesi karşılığında göksel giysiyi bulmasına yardım edeceğine söz verir. Çünkü ikizini hala aile bireyi olarak sevmektedir. Aki hikayenin sonunda, Mikagi'nin ruhuna karşı koyarak, Aya'yı kurtarmak için kendini feda eder. 


Konun yakışıklı, gizemli yabancısı Toya ise Mikage ailesi için çalışanlardan biridir. Aya’ya âşık olur ve onu korumak için emrinde çalıştığı kimselere karşı gelir. Aslında geçmişte sahil kenarında Aya altı yaşında iken karşılaşmışlardır. Tōya, Ceres’in hagoromo’sunun bir tezahürü—bir başka deyişle ondan doğmuş bir varlıktır. Ölümsüzlüğünü sağlayan, göksel giysiden kendisine bahşedilen manayı ve ölümsüzlüğünü feda ederek Aya’yı kurtarır ve doğmamış çocukları Miku ile Aki’yi korur. Aylar sonra, Aya ve Toya çocuklarının doğumunu beklerken yeni ailesinin iyiliği için olabildiğince uzun yaşayamaya karar verir.


Editör Yorumu:

- Hikaye yoğun romantizm barındırıyor. Aşk, öpüşme ve daha fazlası da var. Bu nedenle yaş sınırı kesinlikle gerekli. Bence Josei anime kategorisinde yer almalıymış.

- Ana karakter çevresinde dönen olayları anlamak biraz yorucu iken bu bağlamda yan karakterler de bir o kadar gereksizdi.

- Karakter tasarımları çok hoş.

- Shōjo türünde olup Shōgakukan's magazinde Mayıs 1996 - Mart 2000 arası yayınlanmıştır. 14 Ciltlik Mangası vardır.


23 Kasım 2025 Pazar

Psycho-Pass (2012-2023)

Orijinal Adı: Psycho-Pass / サイコパス

İlk Yayın Yılı (Japonya): 2012-2023

Tür: TV Serisi 

Bölüm Sayısı : Psycho-Pass  (2013-2019 arası 3 Sezon) & 4 Film

     Movie:  Psycho-Pass 

 Movie:  Psycho-Pass: Sinners of the System (3 Bölüm Var)

 Movie:  Psycho-Pass 3: First Inspector 

   Movie: Psycho-Pass - Providence (2023) 

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Production I.G 

Tür:  Polisiye, Suç, Psikolojik  Gerilim, Bilimkurgu, Gündelik Yaşam



Yılı 2113. Seri başarılı bir distopya. Dış mekan tasarımları ve hologramik yaşam tarzına dair ayrıntılarla cyberpunk bir gelecek kurgulanmış. Suç nedir, herkesin hayali kusursuz ve güvenli bir dünya yaratmak mümkün mü? soruları eşliğinde karakterlerin iç dünyaları hikayede kendine fazlasıyla yer buluyor. “Psycho-Pass”  insanların suç işleme potansiyelini ve işledikleri suçun derecesini ölçen bir tür bilgisayar merkezli cihaz. “Dominators” ise polislerin kullandığı Psycho-Pass’lara online olarak bağlı ve sadece suç işleme potansiyeli olan kişilere yöneltildiğinde ateş edebilen tabanca. Silahların 2 modundan ilki suç işleme potansiyeli düşükse felç etme. İkincisi suç işleme potansiyeli yüksekse direkt olarak ölümcül vuruş yapıyor. (Kişinin içi dışına çıkarak adeta patlıyor!) Eğer ölçü limiti altında bir veri alırsa ateş almıyor. 


Devlet, Sibyl adında bir sistem kurarak ülkenin her yerini, her sokağını hatta iş yerlerini, evleri bile sensörlü kameralarla donatmıştır. Ayrıca kişinin çalışma yeterliliklerini de analiz ederek insanların ileri ki hayatlarında topluma en çok yarar sağlayacakları meslekleri seçer ve vatandaşın mesleki kariyerlerini o yöne yönlendirir. Bu kameralar insanların ruhsal durumlarını ölçen, stres seviyelerini takip eden ve direkt olarak Suç Müdahale Birimi’ne ileten devasa bir sistemin parçasıdır. İnsanlar her an, her şekilde izlenmekte ve anlık durumları takip edilmektedir. 


Tarama bilgileri Sibyl Sistem’i tarafından analiz edilerek bireylerin psycho-pass dereceleri hesaplanır. Psycho-Pass kişinin mevcut stres düzeyinin Sibyl Sistem’i tarafından ölçülüp kişinin muhtemel suç işleme olasılığının sayıya dökülmüş halidir. Suç katsayısı yükseldikçe psycho-pass rengi koyulaşır. Eğer ki kişinin psycho-pass’ı bulanıklaşmış ise Kamu Güvenliği Bürosu tarafından gönderilen memurlarca tutuklanıp terapiye götürmek üzere toplumdan uzaklaştırılır. Renklerle tanımlanan şekliyle kişi bulanıklaşırsa toplumdan uzaklaştırılmak üzere terapiye (mahkumiyet) alınmakta veya infaz edilmektedirler. 

Movie Poster

Şayet herhangi bir kişide ya da şehrin bir bölümünde stres seviyesinde yükselme olursa Suç Müdahale Birimi olay yerine ulaşır ve olası suçu önceden engeller. Ancak toplu olayların tetiklediği şiddet eğiliminin artması halinde işin rengini değişir ve sistemi sorgulatır. Çünkü sistem, Bireyin psikolojisinin toplumda yaşayabilecek ölçüde güvenli mi yoksa tehlikeli mi olduğuna karar verirken olası koşullarda değişkenler göz ardı edilerek kişinin suç işleyip işlemeyeceği konusunda "potansiyel taşır" yargısında bulunmaktadır. Bu nedenle berrak olma çabasıyla yorulan insanların ruhsal durumunda oluşan baskı üzerine infaz edilme korkusu eklenmektedir. İşte bu süreç irdelenirken olayların sonuçlarını tetikleyen hikaye aynı zamanda 2. sezon şeklinde karşımıza çıkarak devam ediyor.



Hikaye suç Müdahele Birimi 1. no’lu departmanına atanan Akane Tsunemori  ve analist Karanomori ile sorumlu oldukları infazcı gurubun (Shinya Kogami Ginoza, Masaoka, Kagari, Kunizuka) Sibyl Sistemi tarafından tespit edilen bir olaya müdahalesiyle başlıyor; Ancak ekip dava devan ederken Sibyl Sistemi’ne savaş açmış bir suçluyla karşı karşıya olduklarını fark eder ve kendilerini av ve avcının belirsizleştiği bir kaosun ortasında bulur.


Editör Yorumu:

- İlk sezonun kötüsü Shougo Makishima anime dünyasının en ilginç kötü adamlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Entellektüel bir tip. Karakter bir yandan izleyiciye sistemin içinde nasıl var olabildiğini sorgulatırken diğer yandan ne yapıp da işlediği suçlarda perde arkasında kalmayı başarıp başkalarını kullandığını adeta kendine  hayran bıraktırarak izletiyor. 

- İlk sezonla yola çıkan ana karakterlerden kimisi diğer sezonlarda yer almamış ve yenileri eklenmiş. Bana pek hoş hissettirmese de farklı bir yol izlenmiş olması kimilerini memnun etmiş olabilir. 



- Metnin yazımında internette paylaşılan bilgilerden yararlanılmıştır. (Büyük kısmı alıntılardan derlendi)

- Bu seriyi yıllar içinde fark etmediğime hayıflandım. Beklemediğim ölçüde iyi. Dış mekanlar da etkileyici biçime tasarlanmış.






- Seri 16 yaş ve altı için uygun değil. Cinsellik, çarpık ilişkiler, çıplaklık içerdiği gibi cinayet manzaraları da fazlasıyla ürkütücü.

- Hükümveren silahla öldürülme şekli berbat. Bu nasıl bir silah ki insanın içi dışına çıkarak adeta patlıyor. Sonrası bir kan ve et yığını. Daha temiz bir ölüm şekli olabilirmiş.


22 Kasım 2025 Cumartesi

Gosick (2011)

İlk Yayın Yılı (Japonya): 2011

Tür: TV Serisi 

Bölüm Sayısı : 24

Orijinal Eser: Light novel  (Yazar:Kazuki Sakuraba, Çizer: Hinata Takeda.) 

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Bones, Kadokawa Shoten,  TV Tokyo

Tür:  Period (1920'ler), Fantastik Kurgu, Doğaüstü Güçler, Polisiye, Suç, Gündelik Yaşam

1924 yılında Japon ordusu mensubu yüksek rütbeli bir askerin 3. oğlu olan Kujo Kazuya yüksek notları sebebiyle küçük bir Avrupa ülkesi olan Sauville'nın en itibarlı okullarından biri St. Marguerite Akademisi'nde okumaya hak kazanır. 

Sahip olduğu Kara Azrail lakabı dost canlısı hissettirmeyen bakışlarla karşılaşmasına neden olur. Akademide şehir efsaneleri ve korku hikayeleri çok yaygındır. Kazuya öğretmenlerden Cecile'in tavsiyesi üzerine yeni arkadaşlarıyla daha kolay kaynaşabilmek için kütüphaneye giderek korku hikayelerini araştırır. 

Kazuya diğerlerinin pek de uğramadığı  kule yapısındaki kütüphanede kitapları tararken dikkatini çeken altın bir saç teli onu sarmal uzun merdivenleri arşınlamaya ve en tepeye çıkmaya sevk eder. Basamakların sonunda göz alıcı bir botanik bahçesine ulaşır. Blois ailesine mensup Victorique adlı gizemli kız adeta seramik bebekleri andıran biri orada öylece durmaktadır. Kazuya ile aynı sınıfta olmasına ders saati hiç orada bulunmaz. Vaktinin tamamını kütüphanede sıkılarak, uyuyarak kitap okuyarak ve elinde piposuyla kimsenin çözemediği cinayetleri çözerek geçirir. Böylece birdenbire Kazuya kendini sanki Sharlock'un yardımcısı Dr. Watson gibi maceradan maceraya koşarken bulur. 

Editör Yorumu:

- Animede ayrı bir pencereden izlediğimiz, Dük Blois tarafında aileden ayrı tutularak malikanenin bodrumunda yaşamaya mecbur bırakılan Victorique'in kendi hikayesi de ayrı bilinmezliklerle doludur. Yarı kardeşi tuhaf saç modeliyle gezen de dahil tüm diğer karakterler yetersizlik hissi bırakır.

- Victorique'in hikayesi de dahil konu ve anlatım tarzı vasat, karakter tasarımları sıkıcı ve basit. Anime sanki 10 yaş için yapılmış. Sadece dönem hikayesi olması hatırına yıllar önce izlemiştim. 

- Animede Victorian tarzı moda var. Bu bağlamda Kıyafet tasarımları hatalı. 1924 yılında insanların giyim tarzı böyle değildi.

16 Kasım 2025 Pazar

91 Days (2016)

Orijinal Adı: 91 Days / 

Türkçe: 91 Gün

İlk Yayın Yılı (Japonya): 2016

Tür: TV Serisi  

Bölüm Sayısı : 12

Tür: Period Drama, Dönem Hikayesi, İntikam, Suç, Gündelik Yaşam

91 Days adlı anime Amerika’da her türlü alkolün üretimi, satımı ve dağıtımı yasaklandığı “Yasaklanma Dönemi” olarak anılan 1919 – 1933 yıllarında geçen bir intikam hikayesi. Angelo Lagusa, varlıklı ailesi ile yaşayan bir çocukken Valetti Ailesi kendisi hariç tüm ailesini katledince mutlu mesut zamanlar kendisi için sona erer. Saklanıp kaçmayı başarır ve Avillo Bruno adını alarak yedi yıl süresince ortadan kaybolur. Ta ki eline bir mektup geçene kadar. 

Bu arada ülkede alkol ihtiyacını gidermek isteyen Amerikan halkının yardımına karaborsacılar ve onları yöneten mafya girince ve Hükümet yetkilileri doğru dürüst önlem de almayınca çeşitli örgütler ve organizasyonlar kısa sürede güç sahibi haline gelerek yer altı dünyasını yönetmeye başlar. Angelo; yeni adıyla Avillo, Lawless şehrine geri döner. Çocukluk arkadaşı Corteo’yu ziyaret eder. Corteo Lawless Heaven (Kanunsuz Cennet) adı altında lezzetli mi lezzetli bir içki üretmiştir. 

Avillo'nun nihai hedefi bu içkiyi Vanetti ailesine satıp önce onların güvenini kazanıp içlerine girmek ve başta Vincent Vanetti olmak üzere kaybının arkasındaki herkesten intikamını almaktır. İlk önce Vincent Vanetti’nin oğlu Nero ile yakınlaşır. Ancak zaman geçtikçe işler sarpa sarar.

15 Kasım 2025 Cumartesi

Heroic Age (2007)

Orijinal Adı: Heroic Age / ヒロイック・エイジ

Türkçe: Kahraman Age / Kahramanlık Çağı

İlk Yayın Yılı (Japonya): 2007

Tür: TV Serisi  

Bölüm Sayısı : 26

Tür:  Mecha, Uzay Operası, Bilimkurgu, Gündelik Yaşam, Romantizm


Adını gördüğümde fantastik bir hikaye izleyeceğimi sandığım ve arşivimin eskilerinden Heroic Age, Tow Ubukata ve Studio Xebec tarafından yazılan ve ekrana taşınan bir bilim kurgu uzay operasıdır. Şu ana kadar izlemeyişimin ana nedeni yapımın bir parça Gundam Seed'den çalınmış hissi uyandıran karakter tasarımları oluşu ile sanatsal ve estetik anlamda beni pek de cezbetmeyişiydi. Bir şekilde  açayım ve biraz bakayım modunda giriş yaptım. İnternet yorumları da olumlu olunca devam etmeye karar verdim. Aslında hikayedeki bilim kurgusal öğeleri oldukça etkileyici bulduğumu belirtmeliyim. Yayınlandığı dönem daha iyi seriler olunca herhalde aradan kaçmış ve harcanmış. İzlenir mi? Evet.

Bir zamanlar Gümüş ırkının istilası sonrası yok olan ve düşen Dünya'ya yeniden sahip olma arzusundaki kraliyet ailesinin aksine güçlü telepat yeteneklerine sahip Demir Irkı Prensesi Deianeira, halkını kurtarmak amacıyla elinde o gücü bulunduranı, Altın Irk tarafından evrenden ayrılmalarından evvel yetiştirilen tek insanı, aramak üzere Altın Irk'ın kehanetlerini takip ederek uzak bir galaksiye doğru bir yolculuğa çıkar. Onları Oron adlı yıkılmış bir gezegen karşılar. Keşif için yüzeye inerler. Kısa süre sonra ulaştıkları hayat belirtisi Age adlı vahşi yaşam süren bir gence aittir. Terk edilmiş bir gemide iletişim kurduğu tek şey konuşabilen  bir bilgisayardır ve Age onu annesi sanmaktadır. 

Bu sırada Bronz ırkın ani saldırısı ile karşı karşıya kalırlar. Aradıkları kahraman Mekanik Robota bürünüp tam da o anda onlarda kurtarıcıları olur. Genç adam da Altın Irk'ın kendisine söyledikleri nedeniyle Prenses'i beklemekte ve ona güvenmektedir. Bu nedenle gezegenden ayrılıp onlara katılması yönündeki isteğini onaylar. Kendi topraklarına giden portalı açtıklarında ise kraliyet ailesinin güç mücadelesinin piyonu olmak üzere kullanılacağından habersizdir.

Peki Age'ü özel kılan nedir? Kendisinin de dahil olduğu "Kahraman ırkından" geriye kalan ve Nodos olarak adlandırılan özel güçlere sahip 5 kişi vardır. Altın ırk tarafından bir bebekken bulunduğunda korunup kollanan ve 5.Nodos'u taşıyan Age içinde onu türünün en güçlüsü haline getiren Bellcross'u barındırır. Ancak diğer 4 Nodos'da güç sıralamasında Bellcross'dan hemen sonra yer alırlar. Sonuncusunun diğerlerini yok edeceği kehanetinin gölgesinde uzun zaman geçer ve insanlık şimdilerde, diğerlerini egemenliği altına alma çabasındaki "Gümüş Irk"ın elinde yok olma tehdidi altındadır.


Anime giriş bölümü şu şekilde başlıyor:

"Geçmişte, çok uzak bir geçmişte. Bu evrenin ötesinde, kendilerini "Altın Irk" diye adlandırmış insanlar yaşardı. Gezegenleri meydana getiren ve geleceği görme gücüne sahip olan bu ırk, daha az gelişmiş diğer ırklara seslendi. Dediler ki:"Gelin". "Evrenin ötesinden, doğduğunuz gezegenlerden gelin. " Üç ırk, onların bu çağrısına yanıt verdi. Altın Irk, onları şöyle isimlendirdi: Gümüş Irk, Bronz Irk, ve Kahraman Irkı Uzun zaman önce Altın Irk, bu evrenden diğer bir evrene gitmeye karar verdiği zaman yeni bir ırk, onların bu çağrısına cevap verdi. Evrenin öte tarafından, kendi güçleri ile gelen bu 4. ırk- İnsanoğlu idi. Altın ırk onlara, "Demir Irk" ismini verdi."


Seride yer alan ırklar beş tanedir:


Altın Irk: En bilge ve güçlü ırktır. Gezegenleri oluşturup onları yok edebilecek güce sahiptirler. (Tanrısal güçleri var desek herhalde abartmış olmam. Diğer dört ırka da hükmedebilmekteler çünkü.)


Gümüş Irk: Bilgelikte öne çıkarlar ve Altın Irk'a en yakın olan ırktır.


Kahraman Irk: Bu ırk Altın Irk'tan sonra gelmiş geçmiş en güçlü ırk. Ancak bir süre sonra gücünü kötüye kullanmaya başlamış ve gezegenleri yok etmiştir. Altın ırk da onları durdurur. Bu olaydan sonra yalnız her biri bir "Nodos" a sahip 5 kahramanın yaşamasına izin verilir.  


Bronz Irk: Bunlar Ama gözlerinden lazer ışını çıkartabilen 40 ayak benzeri böceklerdir. Çok düşük bir zekaya sahiptirler. Gümüş Irk tarafından İşgal gücü olarak kullanılırlar ve yönetilirler.


Demir Irk: Ölümlüler yani insanoğlu animede Demir Irk olarak tanımlanmaktadır. En büyük arzuları Gümüş Irk tarafından işgal edilen  Dünya'yı geri alabilmektir.



Editör Yorumu:

- İyilerle kötüleri ayırma sürecinde kimin neyi hangi sebeple yaptığı bağlamında hikayenin anlatımı bir parça karışık geldi. İzlerken içinde yer alan terimlerin yarattığı karmaşayı mümkün olduğu kadar anlamaya ve toparlamaya çalıştım.

- Karakterin neden mağara adamı tarzındaki bir hayatını var. Age koca bir gezegende niye tek başına bırakılmış ki?

 

Animeye Dair Notlar:


NOT 1:

Animeye dair bazı ayrıntılar diğer sitelerden derlenip düzenlenmiştir. 


NOT 2:

Opening Theme: "gravitation" by angela
Ending Theme:
#1: "Azurite" by Tae Urakabe
#2: "Azurite ~ for luster star Deianera" by Yui Ishikawa (ep 15)
#3: "Azurite ~True grace~" by Tae Urakabe (ep 26)

29 Ekim 2025 Çarşamba

Monster (2004)

Orijinal Adı: Monster / モンスタ

İngilizce: Monster 

Türkçe: Canavar

İlk Yayın Yılı (Japonya): 2004

Tür: TV Serisi  

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Madhouse /  Nippon TV

Bölüm Sayısı : 74

Orijinal Hikaye : Naoki Urasawa / Kitap: Another Monster / Edebiyat Uyarlaması (1912)

Tür:  Polisye, Suç, Psikolojik  Gerilim, Gizem, Medikal, Politik, Gündelik Yaşam


Animelerde fantastik ögeler ya da olağanüstü güçlere sahip kahramanlar haricinde gündelik yaşama eşlik eden dedektiflik, polisiye gizem, gerilim, seri katiller gibi temaları harmanlama pek rastladığımız tür değildir. İşte 20 yıllık bu yapım o nadide örneklerden ve yüksek izleyici beğenisi elde edenlerden de biri. Bunca zaman beklettikten sonra dizi ve filmlerde bu tip konular tercih sıralarımın üstlerinde yer alıyorken artık daha fazla ertelemeyim diyerek başladım. 

1980'lerin henüz birleşmemiş iki bloglu Almanya'sında gelecek vadeden beyin cerrahı olan Dr. Kenzo Tenma'nın yönetim baskısı nedeniyle kurtarması gereken iki hastada önce ulaşan yaralı Türk inşaat işçisini değil kendisinden öncelik vermesi istenen diğerini ameliyat etmek zorunda kalır. Gecikme ve yetersiz müdahale işçinin ölümüme neden olurken yaslı aile O'nu suçlar. Bu karar doktorluğunu ve seçimini sorgulamasına neden olur.

Derken bir kez daha aynı durumla yüz yüze gelir. Bir trajedi ve ölüm olayının ortasından alınan çift yumurta ikizleri Johan ve Anna Liebert'in hastaneye getirildiği başından yaralı 10 yaşlarındaki Johann Liebert ile hastaneye bağış yapma potansiyelindeki belediye başkanı arasında kendisinden beklenen elbette ikincisidir. Önceki hatasını tekrarlamak istemez. Ancak bu karar Tenma'nın hayatını sonsuza dek değiştiren korkunç sonuçlara yol açar. 

Mesleğinin sağladığı sosyal konumunu kaybeder. Uğradığı haksızlığa rağmen acilde çalışmaya devam eder. Derken hastanede Direktör Heinemann ve hakkını yiyip yerini alan diğer doktorlar gizemli bir şekilde öldürülür. Aynı süreçte ikizler kaybolur. Polis, Tenma'yı şüpheli olarak değerlendirse de ellerinde kanıt olmadığı için sorguya çekip göndermekle yetinir. 6-7 yıl sonra Berlin Duvarı yıkılmasıyla birlikte ülkede değişimin soğuk rüzgarları eserken yaşanan bir dizi yeni olayla birlikte Tenma gerçekleri ortaya çıkarmaya çabalar.


 

Editörden Ek Bilgi Notu:

- Monster, Shogakukan'ın seinen manga dergisi Big Comic Original'da Aralık 1994 ile Aralık 2001 yılı arasında yayınlanmıştır ve 18 tankobon cildi basılmıştır. 

 - 25 Nisan 2013'te, HBO ve Guillermo del Toro, Monster Live Action Uyarlama haberi kamuoyuna duyuruldu. Del Toro, bölüm sayısını artırmak için herhangi bir ekstra içerik eklenmeden orijinal hikayeyi çok yakından takip edeceğini, Naoki Urasawa'nın prodüksiyona izin verilmeden önce her bölümün taslağını inceleyeceğini de eklendi. 16 Ekim 2015'te HBO projeyi reddetti ve yapım ekibinin projeyi diğer şirketlere sunma sürecinde olduğu açıklandı. (Kaynak)

- 7 Nisan 2005'te, New Line Cinema'nın dizinin canlı aksiyon film uyarlamasının haklarını satın aldığı duyuruldu. Aynı yılın Temmuz ayında senarist Josh Olson'un senaryoyu yazmak için işe alındığı ve bir devam filmi planlandığı da açıklandı. Ancak film hakkında daha fazla haber yayınlanmadı. (Kaynak)


21 Ekim 2025 Salı

Türklere ve Türkiye'ye Ya da Öncesi Tarihine Atıf Yapan Animeler Ve Mangalar (Ekim 2025)

Tarihi Mekanlar Eşliğinde Türkiye Manzaraları:

 

 Spriggan 

1998 yapımı bu anime filminde, Spriggan, ajanları tanımlayan bir terim. Baş karakter 17 yaşında bir lise öğrencisi. Konusunda Türkiye’ye, Anadolu topraklarına yer vermiş. Ağrı dağında keşfedilen arkeolojik kalıntılardan yola çıkıyor ve Nuh'un Gemisi arayışı üzerine gelişiyor. İzleyeli uzun zaman geçti. Hatırladığım kadarıyla hikayede İstanbul da dahil Türkiye'de geçen her karede bütün kadınlar köylü gibi tasvir edilmişti. Bu açıdan fazlasıyla gözüme batmış ve sinir olmuştum. Uzak doğulular da bizi ortadoğlu göstermeye en az batılılar kadar hevesli demiştim!!!

 

Spriggan ONA ise 2022 tarihli bir remake. 6 Bölüm ve 2.si bu sinemadaki konuyu işlemiş. Ancak bu kez öyle filmdeki gibi Türkiye görselleri yer almıyor.

Ağrı Şehri


Cowboy Bebop (Special Bölüm):

İstanbul Camilerinden manzaralar görebilirsiniz. Seride Venüs yada Merkür gezegeninde Türkler var. Edward'ın babası Türk.


Trinity Blood:

İstanbul manzaraları görebileceğiniz bir diğer seri vampir temalı Trintiy Blood uzak gelecekte geçmekte. Terran zaferi, insan ırkını yok olmaktan korumuş ancak insanlar ile Methuselah (Vampirler) arasındaki mücadeleyi sona erdirmemiştir. Batı'daki güç ve etki başkenti Roma olan Vatikan altında varlığını sürdürürken, vampirler başkenti Bizans olan doğuya yerleşmiş haldedir. Dünya siyasi arenası, Vatikan ve Vampir İmparatorluğu arasında gizli bir soğuk savaş durumuna dönüşmüş haldedir.

 

Detective Conan Sezon 29 Bölüm 1109-1110:

Ülkedeki bir Türk restoranından bahsedilmekte ve mekan kaybolmuş bir çocuğun bulunmasında hatırlatıcı ayrıntı olarak yer almakta. Hatta Türk bayrağı da geçmekte.

 

Leviathan (ONA) (2025): Birinci Dünya Savaşı alternatif bir tarihle, bilim kurgu ve steampunk tarzı birleştirilirken olaylar Savaşı'nı başlatan Avusturya Dük ve Düşes'in suikaste uğraması ile başlıyor. 

 

Baş karakter ailesinin suikastının ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'ndan mekanize bir yürüteçle kaçan Prens Aleksandar'ın genetik olarak tasarlanmış HMA Leviathan gemisiyle Britanya Hava Donanması'na katılmak üzere yola çıkması üzerine gelişiyor. 6.Bölüm İstanbul'un Gölgeleri: Hikayenin bir noktasında Türkiye'deki Rejim değişikliğine giden yola, bağımsızlık mücadelesine atıfta bulunulmuştu.


NOT: Seri tasarımı ve yapım tekniği bana anime izliyorum havası vermemişti.

 

Monster (2004): Doğu ve Batı Almanya'da döneminde başlayan hikaye yıllara evrilir ve 90'larla Berlin Duvarı'nın  yıkılması sonrasında devam eder. Ana konuya bağlı olaylar çerçevesinde İşçi sınıfı Türkler vardır. Hatta ilk bölümde bir Türk inşaat işçisi yaralanır. Ana karakter doktor yukarıdan gelen yönetim baskısı ile ameliyat önceliğini bir başka hastadan yana yapınca adam müdahale gecikmesi sonrası yaşamını yitirir. 


Yine ırkçı bakış açısının hedefi olan Türk mahallesinde bir kadın kaçırılır ve toplu kundaklama gerçekleştirilir. (Bu olaylar gerçektir. Tarihinde yanılmıyorsam 90'larda ırkçı zihinlerin ürünü Türk mahallerine yönelik düzenlenen saldırı ve kundaklama ve beraberinde yaşanan ölümle sonuçlanan olaylar vardı.)

 

 

Kusuriya no Hitorigoto (The Apothecary Diaries) (2023)

Animede kurgusal bir Çin anlatılıyor dense de hanedanlıklar devri resmedilir ve Tang Hanedanlığı (MS 618–907) bazı yorumlara göre ise Ming Handenanlığı (1368-1644) dönemi anlatılır. (Bana göre ilki daha uygundur.) 2. Sezon Kervan Bölümünde yer alan Ayla ve Aylin  Türktür. Hatta iki karakterden biri  bölümün ufak bir yerinde Türkçe konuşur. Ama milliyetlerine dair bilgi verilmez. (Bu bölümde İpekyolu ticaretine atıf yapılmıştır zaten. Birçok Türk boyu ve Göktürk Uygur gibi  devletler o devirde Goryeo (Kore) ve Çin'le ticari iletişim halindedir.)

Kusuriya no Hitorigoto (The Apothecary Diaries) (2023) Sezon 2: Ayla ve Aylin


 

Lazarus (2025): Peşine düşülen Nobel ödüllü Doktor Deniz Skinner İstanbul doğumlu bir bilim adamı. Sanırım ilk kez bir animede Türk kökenli bir kötü var. İzleme listeme dahil etme nedenim de bu oldu zaten.

Dr. Deniz Skinner



Attack On Titan:

Ben bunu pek kabul etmiyorum. Çünkü Japonca orijinal seslendirmede Türkçe konuşulmuyor. İngilizce dublajlı versiyonda var. Birileri bizi yine "Arap gibi" lanse etmeye yönelmiş. Ortadoğu'dan bir karakter olduğu konusunda hemfikirim sadece. 


 


DİĞER ANİMELER:

 

NOT: Aşağıda yer alan diğer bilgiler "bir kısmı" derleme iki ayrı sayfadan Alıntıdır. (2. Alıntı.)

 

 Ghost In The Shell'da Atatürk resmi ve ilkelerinden bahsedilen bir sahne var.  

Shoukoku No Altair (Dizi Osmanlı üzerinedir. Karakter Osmanlıdır)

Hetalia'da 1. Dünya Savaşı vardır. Osmanlı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'tan karakterler görülür

One Piece (3 tane Türk Karakter Var)

Tonari no kaibutsu Kun 

Alabasta:  Kum Korsanları Türk   

11 Supernova: Urouge Cavendish'in sağ kolu Süleyman Kargocular Kralı Umit 

Yuyushiki - Dondurma sahnesi

Tonrai Kaibutsu Kun - Baklava 

JoJo: Part3 Döner sahnesi 

Hyouka 3.bölüm 9.dakika 16.saniye 

Ano Hana: Tetsu(?)'nun gezdiği yerlerin işaretli olduğu dünya haritasında Türkiye'den Adana gösterilmekte.

Charlotte'da 13. Bölüm Mavi Bereli Türk Askerleri görülür. 

Muv Luv Alternative Total Eclips (Türk Karakter Ibrahim ve iki kişi daha)

Arsian Senki (Daha çok İran izleri var sanki ama izleyenler) 

Fatal fury'nin anime filminde Türkiye'ye gidilir. Fesli garsonlar vardır. 

D-GrayMan'daki Antalyalı merhum karakter ve generalin Antalya'yı ya da  Bodrum'u çizdiği sahne

High School Of The Dead 6. Bölüm dakika 3.53'te Askeri malzemelerin olduğu dolapta Turkey yazılı paket var. 

 

Türkler ve Türkiye'ye Ya da Öncesi Tarihine Atıf Yapan Atıf Yapılan Mangalar:


Anatolia Story (Red River): Manga'nın Adı Anadolu Hikayesi / Kızılırmak Nehri'dir. Anadolu topraklarında geçer. Türkler öncesi medeniyetlerden biri hikayeye ev sahipliği yapar. 

Otoyomegatari (Manga): Erkek karakterin annesi Karluk Boyu Türklerindendir. Türk kültür ve motifleri gözalıcı biçimde çizilmiştir.

Yume no Shizuku - Ougon no Torikago (Manga): Kanuni Devri Hürrem Sultan Hikayesidir. Hürrem İbrahim Paşa'ya aşktır.