Vampir Animeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vampir Animeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2025 Cuma

Trinity Blood (2005)


Yıllanmış bir seri ile arayı soğutmadan yeniden blogta başlık açayım diyerek bilgisayarın başına geçtim. Bu animeyi ne zaman izledim derseniz muhtemelen çıkış yaptığı sıralar ya da ondan bir iki yıl sonrasıdır. Haliyle aslında bana kalsa çok daha önce yazılması gerekirdi. Ancak yapamayışımın sebepler yumağı da bir o kadar kalabalık. Trinity Blood her ne kadar türü sevsem ve görselliği de yeterince izlenir olsa da hikayenin anlatış yöntemindeki tarzdan mı, yoksa bana göre daha çok -hatadan- mı nedir kimi noktalarda anlaşılmazlık ve boşluklar oluşturunca konusu hafızamda yer etmeyen serilerden biri oldu. Kıyafetlerdeki abartı ve bedensel orantısızlık ayrı (kişiler normal birey değil de dev!) rahatsız etti. Değişik aralıklarla sanırım 3 kez 4.sünü de yazı öncesi tekrar izledim. Duygu ve düşüncem değişti diyemem. 

Gonzo tarafından yapılan animenin kaynağı Sunao Yoshida tarafından yazılan bir light novel serisidir. İlk olarak Şubat 2001-Aralık 2004 tarihleri arasında Kadokawa Shoten'in Kadokawa Sneaker Bunko baskısı altında yayınlandı. Kiyo Kyūjō tarafından yazılan manga uyarlaması Ekim 2003-Nisan 2018 tarihleri arasında önce Asuka ve daha sonra Comic Newtype dergilerinde yayınlandı. (Bu Paragraf Alıntıdır)

Konuya gelirsek: Uzak bir gelecekte, mahşer (nükleer savaş) yaşanır ve bilinen uygarlıklar yok olur. Sonrasında gökyüzünde devasa gemiler belirir. İşte vampirler yeryüzünde böyle ortaya çıkar. (Seriyi izlerken benim anladığım bu. Ancak konuya dair "Vampirlerin başlangıçta insan olduğu, etkilendikleri bir virüs sonrası değişime uğradığını yazan yazılara denk geldim. Kafamdaki karmaşada ilk durak burasıydı. :) 900 yıl sonra iki tür arasında süregelen mücadelede insanları temsil eden Vatikan mensubu Baş karakter Abel Nightroad, gezgin bir pederdir. Yine şu an ki Papa'nın ablası Catherina tarafından insanlığı korumak için kurulan Ax isimli özel bir time bağlıdır. Dışarıdan saf ve sakar bir adam profili çizse de bir “crusnik” yani vampirlerin kanıyla beslenen farklı bir vampir türünden gelmektedir. 

Kendilerine Methuselah (Yahudilik / Musevilik kökenli bir kelime) olarak adlandıran Vampirler ise dükalıklara, prensliklere ve krallıklara ayrılmış haldedir. Dünya üzerindeki diğer ikinci politik güçtür ve başkentleri Byzanz’tır. (Ancak Trinity Blood’ta Bizans'tan ziyade İstanbul manzaraları, Yeniçeri askerleri ve Kont Süleyman vardır.:) Vampirler Byzanz çevresine kurdukları koruyucu UV ağı sayesinde güneşten korunabilmekte, gündüzleri dolaşabilmektedirler. Terran / Dünyalı olarak adlandırdıkları ve kendileri için tehlikeli gördükleri insanların temsilcisi Vatikan'ın gücünden rahatsızdırlar.

Taraflar politik oyunların gölgesinde birbirlerini yok etmek için çeşitli girişimlerde bulunurlar. Vampirler ve Vatikan arasındaki soğuk savaş sürecinde üçüncü bir güç “Rozen Kreuz” ortaya çıkar. Amaçları dünyanın sonunu getirmektir. 

Editör Yorumu 1:

Hikaye görsellerinde Osmanlı'ya ve Bizans'a yapılan atıflar eşliğinde 15.-16. yy havası soluturken ilginç bilimkurgu öğelerle ile harmanlanmış. Yine de başta dediğim gibi yapımın karakter tasarımlarında ve anlatımda sıkıntı var. Bedenlerdeki irilikle gelen o orantısızlık tuhaf kıyafetler gözümüzü tırmalıyor. Ayrıca neyin ne olduğu karmaşık ve belirsiz kalmış. 

 

Editör Yorumu 2:

Baş karakterin gizlediği asıl benliği karizma iken "vatikan pederi" hali niye o kadar aptal bir tip olmak zorunda? Saçma geldi. Rahibe Ester'i de sevmedim. O'nun konusu da bence karakter bağlamında zaten beklenileni vermekten uzaktı. 

Editör Yorumu 3: Ana karakter bana 2008 yapımı Vampire Knight'daki Cross Kaien'i hatırlattı. Bu yapım daha eski olduğuna göre daha çok Vampire Knight'dan Trinity Blood'a bir selam veriş olabilir:)

 

EK BİLGİ: Benim ekleyebileceğim Osmanlı'ya dair bilgiler:

- Galata Kulesi de görsellerde benim fark ettiklerimden biriydi. 

 Bir forumdan alıntı bilgiyi de ekledim:

1 - Üst rütbeli erkek karakterin ismi : Süleyman - Süleyman Şah'tan geliyor ismi
2 - Eczacı : Mr. Mimar - Mimar Sinan'dan geliyor ismi.
3 - Yeniçeri Birlikleri
4 - Kılıç ustaları Candaroğulları
5 - Akçe -Seth'in seyyar çaydanlığı var ve çay satarken ücret olarak 30 akçe istiyor.
6 - Sarai - Osmanlı Sarayı demek
7 - Sabah kahvaltısındaki ince belli bardak ve Türk kahvaltısı - bal pastırma sucuk gibi Very Happy
8 - Boğaz Köprüsü
9 - En dikkatimi çeken yer: Boğazın doğu kesmi ile batı kesmi arasında olağanüstü farklar var - Osmanlı'da olduğu gibi - zaten animede bunu söylüyorlar.
10 - Prensese şerbet sunma olayı
11 - Cenaze olayı var bir yerde - mevlid düzenliyorlar - şaka değil
12 - Yerebatan Sarnıcı
13 - İmparatorlukta herkes Osmanlı Kıyafetleri giymiş
14 - Kız Kulesi + vapur + martı + simit (:
15 - Animenin en uzun ve en önemli bölümleri aşağıda listelenen bu 5'idir ve Türk unsurlarının hepsi buradadır. 


Bölüm 15. The Night Lords I. The Return of Envoy
Bölüm 16. The Night Lords II. Twilight Of The Capital
Bölüm 17. The Night Lords III. The Island Of Her Darling Children
Bölüm 18. The Night Lords IV. The Palace Of Jade
Bölüm 19. The Night Lords V. A Start of Pilgrimage




5 Ekim 2025 Pazar

Blood C (2011)



Blood C çizimleri Clamp'e emanet edilen, özellikle temanın meraklılarını cezbetmesi anlamında umut vaadetse de bunca yıllık anime seyir sürecimde izlediğim en kötü işlerden biridir. Hikâyesi başlangıçta merak uyandırsa da özellikle senaryo ve bunun işleniş vasatlığı onu dibe çeken en önemli unsurlar. Eğer yan karakterler bu denli boş olmasaydı ve belki daha iyi bir senaryo ile işlenseydi tadından yenmezmiş. Övgü dizip beğenmeyenlere laf eden kesim ne bulmuş ayrı sorguladım. Üç kez denememe karşın bir türlü beni içine çekemedi. Kimse kusura bakmasın. Olayın ardında yatanları anlayabilmemiz sinema filmiyle mümkün olunca tv serisi saçma bir senaryo ile bezenmiş.

Konuya gelince: Saya Kisaragi, nazik ve biraz da sakar (daha çok orta zeka seviyesinde görünen) bir kızdır. Babası ile tapınak yakınlarında yaşar. Kahveyi çok sevmekte, müdavimi olduğu kafede dost canlısı yakışıklı bir genç adamla da takılmaktadır. Gündüzleri arkadaşları ile iyi geçinen bir okul öğrencisiyken geceleri “Furukimono” adı verilen ve insan eti ile beslenen yaratıkları öldürmektedir. 



Editör Yorumu: 


İşin acayip tarafı gündüzleri sakar ve aptal diyebileceğimiz kızımız geceleri kusursuz bir vampir avcısına dönüşmekte ve ertesi gün yaptıkları ise bulanık bir hatıra olarak kalmaktadır. Avladıkları vampir denir mi o da tartışılır! Her bölüm Saya’nın okul üniforması kan içinde kalır, yırtılır ama ertesi gün sanki hiç birşey yaşanmamış gibi hayatına devam eder. Karakterindeki hafıza sorunları mı, yoksa aptallıkta sınır tanımayan yüz ifadesi ve tavırları mı dersiniz artık bu kızın derdi ne türünden bir sorgu süreci yaşatıyor izleyiciye. 


Konunun seyri bir noktadan sonra iyice saçmalıyor ki bunalıyorsunuz! İnsanların kurbana dönüşüp yaratıklarca katledildiği sahneler de bolca kanla soslayalım çabasının ürünü ve oldukça rahatsız edici. Ayrıca en başından arz-ı endam eden yakışıklı adamımız da olası bir hinlik mi var diye sorguluyorsunuz. Ki zaten bulmanız gereken gizem yumağı sığlığında pek seçenek sunmuyor. Konuyu açıklığa kavuşturan bir sineması var. Eğer izlemeye başladıysanız ve illaki işkenceye katlanıp sona erdirecekseniz  Blood C: Last Dark'a da göz atın. 


NOT: 2011 yapımı Blood-C animesi, Blood+ ve Blood The Last Vampire gibi diğer 2 vampir temalı animenin de yapım şirketi olan Production I.G elinden çıkan son çalışma. Her üç anime bağımsız bir yapım olmasına karşın tümünde başrol kız karakterin adı Saya Kisaragi'dir. Yani isim benzerliği dışında herhangi bir ortak noktaları yoktur.

25 Aralık 2015 Cuma

Vampire Princess Miyu (Oav / 1989) & Tv


Uzun soluklu anime dünyamın henüz keşif aşamasında, bir üniversitenin anime topluluğunun gösterimine ablam sayesinde gittiğim dönem fark ettiğim ve işleniş bağlamında çok da doyurucu olmasa da çizgileriyle beni büyüleyen güzide yapımlarından biridir bu dört bölümlük oav. Çizim tarzına hayran kaldığım yazar Toshiki Hirano ile çizer Narumi Kakinouchi'nin aynı adlı mangasından uyarlanmıştır.  Gelelim oldukça naif sayabileceğim hikayesine:
 
Miyu ve annesi (Oav 3)
 
Hikaye şeytan + tanrı karışımı Shinma olarak isimlendirilen varlıkları yok eden avcı vampir Miyu ile onun gerçek kimliğine uyanışını engellemek üzere seçilen ama sonrasında genç kız tarafından kanı içilen ve başarısızlığı nedeniyle yüzü maskesinin ardına gizleyen gizemli erkek karakter Larva etrafında şekillenmektedir. Özellikle Larva ile yollarının kesişmesi avcı iken av olması tüm hikayede en merak ettiğim konuydu. Bir diğeri vampir oluşunun farkında değilken yaşadığı süreci anlatan bölümdür ki karşılıksız sunulan anne sevgisini hissedersiniz. Hikayenin 4 bölümlük mangaya sıkıştırılması Oav'da birçok açık uçlu soruyu da beraberinde getiriyor. 


Not: 26 bölümlük Tv serisinde aynı seyir zevkini alabildiğimi söyleyemeyeceğim. Orada zayıf ve yetersiz bir konu işleyişi hakimdi.Keşke mangayı bulma ve okuma şansım olsaydı.
 
Dizi Hakkında Notlar:
 
- Oav'ın müzikleri Kenji Kawai tarafından yapılmış

Daha Fazla Bilgi İçin Tıklayınız

23 Eylül 2013 Pazartesi

Vampire Knight (Vampir Şövalye) (2008)

Bu bloğu açarken ele almak istediğim ilk animelerden biri olmasına karşın Vampire Knight'ı yazacak havaya bir türlü sahip olamadım nedense. Ne zaman istediysem kısmen elimin altında net olmayışı ya da resim arsivime ulaşma zorluğum yüzünden geri adım atmıştım. Bugün ufakta olsa bi başlangıç yapmam gerektiğini düşünüyorum. Diğer türlü seriye haksızlık etmiş sayacağım kendimi. 2000'li yılların animlerini eskisi gibi zevk alarak izleyemeyen biri olarak Vampire Knight görsel estetiği ve karakter şıklığıyla beni kendine bağladı diyebilirim. Özellikle hayli gizem barındıran Kuran Kaname karakterine bayıldım. Tuhaf saç stilleri ve beden ölçütleri olsaydı benim için bu hikaye kaybolur giderdi.
 

Gelelim ayrıntılara...Vampire Knight Serisi Matsuri Hino'nun aynı adlı mangasından Vampire Knight ve Vampire Knight Guilty adlarıyla animeye uyarlanan iki sezonluk bir yapım. Hayli geniş bir hayran kitlesince takip edilen animenin Vampire Knigt Destiny adı ile lanse edilen bir üçüncü sezonu daha olacağı duyrulmuştu. Bu süreçte Manga halen devam ediyordu. Söylentinin üzerinden kaç yıl geçti bilemiyorum. Manga sona erdi ama tüm beklentilere rağmen serinin yeni sezonuna dair hala ses seda yok. Şimdi seriden kısaca bahsedeyim. Her ne kadar çok şey anlatmak istesem de meraklıları için ağız tadında bir seyir olması adına kendimi tutup Spoiler vermekten mümkün oldukça kaçınmaya çalışacağım. Cross Kaien tarafından kurulan Cross Akademisi gece ve gündüz olmak üzere eğitim veren bir okuldur. Siyah okul üniforması giyen gündüz öğrencileri sıradan insanlardan oluşurken beyaz kıyafet giyen gece öğrencilerinin tamamı vampirlerden oluşmaktadır. Yaydıkları koku ve ölümsüzlüklerinin getirdiği çekici fiziksel özellikleri dolayısıyla gece öğrencileri günüz öğrencilerinin kıskacı altındadır. Müdür Coss'un on yıl önce evlat edindiği Yuki ile anne babasıyla birlikte ikiz erkek kardeşini bir vampir saldırısında kaybettikten sonra kimsesiz kalan Kiryu Zero ise gardiyanlık görevini yapmakta ve gündüz öğrencilerinin zaman zaman taşkınlığa varan iletişim çabalarını ve kan içmek yerine tablet kullanma eğiliminde olan gece öğrencilerinin anlık dikkatsizliğiyle oluşabilecek sorunları engellemekle görevlidirler.
 

Yuki animelerin genelde çekilmez bulduğum karakter türlerinden çocuksu, sinir bozucu, sevimli küçük kız tarzında. Hayatı, on yıl önce bir vampir saldırısına uğradığı karlı gece ve Kuran Kaname tarafından kurtarıldığı anısıyla başlıyor. (Adının anlamı da kar) Ondan öncesi ise geçirdiği hafıza kaybı nedeniyle karanlıktadır. Kuran Kaname'ye karşı duyduğu minnettarlıkla yoğrulmuş aşk  hissi zaman zaman Zero nedeniyle karışmaktadır. Kiryuu Zero ise vampir avcısı bir aile mensuptur. Safkan bir vampirin saldırısı sonucu annesini, babasını ve ikiz erkek kardeşini kaybetmiş, olayda sadece kendisi sağ kalmıştır. Tıpkı Yuki gibi Cross Kaien tarafından büyütülmüştür. Yaşadığı büyük kaybın travmasına göğüs geren Zero vampirlerden ölesiye nefret etmektedir. Bu nedenle aile mirasını devam ettirmek üzere avcı kimliğini üstlenmekte tereddüt etmez. Vampirlere zarar veren Kara Gül isimli bir tabanca kullanır. Ayrıca herkesten sakladığı ve içten içe savaş verdiği büyük bir sırrı vardır.
 


Gece sınıfını oluşturan vampirler ise kendi aralarında bir takım seviyeler ayrılmış haldedir Level A (A Seviye), sayıları çok az ancak vampir toplumunda gücü elinde tutan ve safkan (pureblood) olarak adlandırılan gruptur. Safkan Kuran ailesi asillerin oluşturduğu Vampir konseyinin de liderliğini üstlenmiştir. Ölümsüzlükten kaynaklanan genetik yapıları nedeniyle safkan aile bireyleri birbirleriyle evlenebilirler. Çocuk sahibi olabilirler. Level B (B Seviye), ileri derece güçlere sahip olan, aristokratik yapıda diyebileceğimiz soylu vampirlerden oluşur. Level C (C Seviye) ise asil soylu olmayan  sıradan vampirlerden meydana gelmektedir. Level D (D Seviye) Level A yani safkan vampirler tarafından ısırılıp vampire dönüşen insanların oluşturduğu gruptur. Tüm gruplar arasında en içler acısı seviye ise Level E'e aittir, Bunlar kan içmeyi reddeden ya da dönüşüm evresinde kan arzusuyla çıldırarak kontrolden çıkan insanlardan oluşur. Sıradan insanların dünyasında varlıkları sır olan vampirler için de bir tehdit olarak görülürler ve genelikle onlar tarafından yok edilirler.
 

Safkan Kuran ailesinin oğulları Kuran Kaname, Cross Akademisi'nde sınıfın ve gece öğrencilerinin ikamet ettiği Ay Yatakhanesinin başkanıdır. Ona yakın olan ve biri hariç tümü B Seviye asil soydan gelen grup kısaca şöyle: Takuma Ichijou başkan yardımcısıdır ve büyükbabası vampir konseyindedir. Hanabusa Aidou ve Akatsuki Kain kuzendirler. Aynı odayı paylaşırlar. Geçmişte bir kez kan arzusuna yenik düştüğünde Kaname'nin kanını içtiği Ruka Souen, Kaname'yi tek taraflı olarak sevmekte Akatsuki Kain tarafından sevilmektedir. Senri Shiki bir diğer safkan vampirdir ve Kaname'nin kuzenidir. Rima Touya'yla bir model olarak çalışır.

Bu arada sonunda kitapçı raflarında az da olsa manga görebilmek fazlasıyla sevindirici bir haber oldu benim için. Vampire Knight da bu mangalardan biri. "Vampir Şövalye" adı ile yayınlanmakta. Türkçe manga okumak isteyenler için güzel bir gelişme. Yalnız biraz pahalı geldi. Eh ekonomik şartlarda şaşırtmıyor tabii.
 


Editör Notları :
 
-  Studio Deen tarafından hazırlanan anime televizyon serisi uyarlaması Nisan-Temmuz 2008 tarihleri arasında Vampire Knight Guilty adlı ikinci sezonu ise Ekim-Aralık 2008 tarihleri arasında yayınlandı. (Kaynak)

Vampire Knight Memories (Manga)

Hino Matsuri'den Official Art
 
 
Hino Matsuri'ninn kaleminden Vampire Knight Memories, devam hikayelerine bir halka ekleyen manga olarak karşımıza çıkıyor. Kaname 100 yıl sonra buz uykusundan uyanır. (Zero ve onun uyanışı için kendini feda eden Yuki artık dünyada yoktur.) Kaname geride kalan iki çocuğun koruyucusu olur. Hımmm... Çocuklar? Evet ortada iki çocuk var.

(Çocuklardan biri kendisi ile Yuki'den adı Ai Kuran diğeri ise Zero ile Yuki'den adı Kiryuu Ren.... Buradan sonra "ıyk o nasıl iş!" dediniz değil mi? Japonlardaki çarpık ilişkilerin normalleştirilme durumu maalesef hızla ilerliyor. Eh ortaya çıkan konular da sınırları zorluyor hatta görüldüğü üzere sınır bile olmuyor. Burada hikaye gereği vampirlerin ölümsüzlüklerinin ya da genetik yapılarının özellikle saf kanığı koruma adına kardeş evliliğinde sorun yaratmadığını hatırlatmak gerek.)

Bu mangayı edindim ancak henüz okuma sürecim bitmedi. Bittiğinde ayrıntıları ekleyeceğim