Romantizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Romantizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2026 Cuma

Love Through a Prism (ONA) (2026)

Diğer Adı: Love Prism

Tür: ONA

Yıl: 2026

Bölüm Sayısı : 20

Orijinal Eser: Yoko Kamio (Manga Çizeri: Maki Minami) 

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Wit Studio / Dijital Platform

Tür:  Period / Dönem, Tarihi, Romantizm, Resim Sanatı, Ressamlık, Gündelik Yaşam

Türkiye'de Yayınlandı mı?: Dijital Platformda Evet

İzleyici Yaş Seviyesi:  16 +


Beni tanıyanlar dönem işlerine bayıldığımı bilirler. Estetik yönü ihmal edilmeyip kaliteli çizimler eşliğinde sunulmuşsa baş tacı edip en iyiler listeme eklemem de kaçınılmazdır. Yeni yılın ilk ayına girdiğimiz şu günlerde duyuru aşamasında keşfedip internette paylaşılmasının ardından yayın tarihi gelip çattı ve tüm blümlerin eklenmesi ile yerini hızlı bir izleme sürecine bıraktı. Konuyu taze taze bloguma eklemek istedim. 7 bölüm sonrasında buradayım:) Sonraki gün blümleri bitirdim. Külkedisi masallarına doymayan benim gibiler için kesinlikle mükemmel bir seçim:)


Kült Manga Serisi Hana Yori Dango'nun yazarı Yoko Kamio'nun kaleminden çıkan, 2026 yılının ilk ayında yayınlanmaya başlayan yeni anime ONA serisi Love Through a Prism hikayesini romantizm ve sanatla harmanlayıp izleyiciyi 20.yy'ın başlarına, İngiltere'nin tarih kokan görselliğine götürüyor.



Çocukken gezdiği bir sergi sonrası ressam olma hayalleri taşıyan Lili Ichijoin, Japon değişim öğrencisi olarak İngiltere’deki prestijli Saint Thomas Sanat Akademisi’ne kabul edilir. Babasının tam desteğine karşın annesi bu isteğini onaylamaz. Dahası altı ay içinde sınıfının birincisi olmazsa eve dönüp aile işini devralmasını ve kendisi için seçilen münasip bir eş adayı ile evlenmesini şart koşar. 



Yıl 1914. Lili daha önce yalnızca resimlerinden gördüğü başkent Londra'ya ulaştığında büyülenmiş haldedir. Henüz limanda yaşanan bir dizi aksilik sonrası yüzü gözü kömür karası olmuş çizim yapan bir delikanlı ile kendisine hoş gelmeyen bir sohbet yaptıktan sonra laf arası cümlelerinden aradığı yeri bulup onu bekleyen arabaya görür. Yol boyunca gördüğü her manzaranın tadını çıkarır. Ardından önce kalacağı mekana ardından da eğitim hayatını sürdüreceği okula adımını atar... 

Kit adlı çocukla tanışması bir dizi yanış anlaşılma ve şamatayı beraberinde getirmişken sınıfta profesör tarafından tanıtılır. Asyalı olması, eğilerek selam vermesi fısıltıların başlıca sebebidir. Her ay başarılı üç öğrencinin çalışmasının galeride sergilendiği yaklaşan gün için o da verilen ödeve başlar. 


NOTLAR:


- Seri başlangıcı 1914 yılıdır. 1919 ve 1921'e geçiş yaparak sona erer.

- Dönem kıyafetleri olması gerektiği gibi tasarlanmıştır ve estetiktir.

-Animeye dair ek yazı için tıklayınız. (Animelerde Moda: 1900-1940'lı Yıllar



25 Kasım 2025 Salı

Ayashi no Ceres (2000)

 

Diğer Adı: Ceres, Celestial Legend

Tür: TV Serisi 

Bölüm Sayısı : 24

Orijinal Eser: Manga (Yazar & Çizer: Yuu Watase) 

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Pierrot,  

Tür:  Fantastik Kurgu, Doğaüstü Güçler, Gizem, Romantizm, Gündelik Yaşam

Türkiye'de Yayınlandı mı?: Hayır

İzleyici Yaş Seviyesi:  16 +

İzleyeli kaç yıl oldu hatırlayamadığım, Fushigi Yuugi'nin de yazar & Çizeri Yuu Watase'nin estetik işlerinden bir diğer seri Ayashi no Ceres o zamanlar çok sevdiğim animelerden biri olmuştu. Karakterin sesine hayat veren Junko İwao'nun sesinden açılış müziğine Scarlett  bayılırdım. Anime her ne kadar ben de nostaljik hisler uyandırsa da konu biraz tuhaf. İşleniş de oldukça karanlık. Hatta Sapkınlık kabul edebileceğim ayrıntılar da olunca yapım kesinlikle her yaşın seyir aralığında yer almıyor.




Lise öğrencileri Aya ve Aki ikiz kardeşler, okul sonrası karoeke eğlencesinde zaman geçirdikten sonra bir kafede takılmayı sürdürürler. Eve dönerken karıştıkları kapkaç olayı nerdeyse Aya'nın ölümüne neden olabilecek bir kazaya yol açar ama genç kız şaşırtıcı biçimde yara almaz. Trafiğin ortasında kaldığı için ezilme tehlikesi geçirince bu kez gizemli bir yabancı tarafından kurtarılır. Evde ergen haldeki kardeş didişmeleri devam eder. Karmaşaya noktayı koyan soğuk tavırlar içindeki baba ve annesinin sözleridir. İple çektikleri on altıncı doğum günleri için kendilerince planlar yapmışken büyükbaba Mikage'nin meiji devrinden kalma malikanesinde aile büyüklerinin katılacağı bir akşam düzenlendiğini öğrenirler. 



İki genç sonraki gün taksiyle eve geldiklerinde çevredeki olağandışı koruma ordusuna ve daha birçok acayip şeye anlam veremez. Aslında çok da farkına varmazlar. Mekan güvenlik kameralarıyla sıkı gözetim altına alınmıştır. Aya ve Aki büyükbabaları tarafından karşılanır. Onların hemen ardından iki ahşap kutu salona alınır. Aya getirenin önceki gün onu kurtaran kişi olduğunu fark eder ama konuşmasına fırsat kalmadan adam çıkar. Ortamın uğursuzluğuna genç kızın birden bire başlayan ve artan kalp atışı eklenir. Kapağını açtığında gördüğü tuhaf şeyin onda ve ikizinde yarattığı etki  aslında o gün oraya getiriliş amaçlarının ta kendisi ve saklı bir gerçeği teyit etme amacı taşır. 



Aya, intikam peşinde, son derece güçlü Ceres adında bir göksel kızın birçok reenkarnasyonundan biri olduğunu öğrenir. Yalnızca yoğun stres veya öfke içindeyken Aya'nın zihin ve bedenini ele geçirip ona dönüştüğünde, uçma, ışınlanma, telepati, güçlü telekinezi, önsezi ve süper insan hızı gibi doğaüstü yetenekler kazanırken ellerinden yıkıcı pembe enerji patlamaları yayabilmekte ve parlak pembe renkli göksel enerjiden geçilemez kalkanlar oluşturabilmektedir. 



Olayın kaynağı ise giriş bölümünde yaşlı bir adamın torununa anlattığı hikayede gizlidir. "Hagoromo Efsanesine" göre cennetten yeryüzüne inen melek Ceres, gölde yıkandığı sırada bir erkek insan tarafından fark edilmiştir. Güzelliğiyle adeta büyülenen ve ona sahip olmayı arzulayan adam hagoromo'sunu (göksel giysi) çalar. Bu nedenle Ceres geldiği yere dönemez. Sonrasında adamın gelini olur. İşte Mikage ailesi o erkeğin soydan gelmektedir. Ceres'in amacı ise onları tamamen yok etmektir. Aya o gün varis olduğu teyit edilen ikiz erkek kardeşi Aki'nin aksine baba tarafı yani büyükbabası ve klanının doğal hedefi haline gelir.  



Genç kız Ceres'in üzerindeki etkisini kontrol etmeye ve ruhunu yatıştırmaya çalışırken kardeşi Aki ise beklenmedik biçimde "Shiso Mikagi"nin intikamcı ruhu tarafından tamamen ele geçirilir. Bu ruh, tüm Mikage ailesinin atası ve Ceres'in göksel giysisini (veya "mana") çalıp Dünya'da kalmasına neden olan kişidir. Aya, Ceres'e onu avlayanları, özellikle de Aki'yi öldürmemesi karşılığında göksel giysiyi bulmasına yardım edeceğine söz verir. Çünkü ikizini hala aile bireyi olarak sevmektedir. Aki hikayenin sonunda, Mikagi'nin ruhuna karşı koyarak, Aya'yı kurtarmak için kendini feda eder. 


Konun yakışıklı, gizemli yabancısı Toya ise Mikage ailesi için çalışanlardan biridir. Aya’ya âşık olur ve onu korumak için emrinde çalıştığı kimselere karşı gelir. Aslında geçmişte sahil kenarında Aya altı yaşında iken karşılaşmışlardır. Tōya, Ceres’in hagoromo’sunun bir tezahürü—bir başka deyişle ondan doğmuş bir varlıktır. Ölümsüzlüğünü sağlayan, göksel giysiden kendisine bahşedilen manayı ve ölümsüzlüğünü feda ederek Aya’yı kurtarır ve doğmamış çocukları Miku ile Aki’yi korur. Aylar sonra, Aya ve Toya çocuklarının doğumunu beklerken yeni ailesinin iyiliği için olabildiğince uzun yaşayamaya karar verir.


Editör Yorumu:

- Hikaye yoğun romantizm barındırıyor. Aşk, öpüşme ve daha fazlası da var. Bu nedenle yaş sınırı kesinlikle gerekli. Bence Josei anime kategorisinde yer almalıymış.

- Ana karakter çevresinde dönen olayları anlamak biraz yorucu iken bu bağlamda yan karakterler de bir o kadar gereksizdi.

- Karakter tasarımları çok hoş.

- Shōjo türünde olup Shōgakukan's magazinde Mayıs 1996 - Mart 2000 arası yayınlanmıştır. 14 Ciltlik Mangası vardır.


29 Ekim 2025 Çarşamba

Monster (2004)

Orijinal Adı: Monster / モンスタ

İngilizce: Monster 

Türkçe: Canavar

İlk Yayın Yılı (Japonya): 2004

Tür: TV Serisi  

Stüdyo - Yapımcı / Yayın Kanalı: Madhouse /  Nippon TV

Bölüm Sayısı : 74

Orijinal Hikaye : Naoki Urasawa / Kitap: Another Monster / Edebiyat Uyarlaması (1912)

Tür:  Polisye, Suç, Psikolojik  Gerilim, Gizem, Medikal, Politik, Gündelik Yaşam


Animelerde fantastik ögeler ya da olağanüstü güçlere sahip kahramanlar haricinde gündelik yaşama eşlik eden dedektiflik, polisiye gizem, gerilim, seri katiller gibi temaları harmanlama pek rastladığımız tür değildir. İşte 20 yıllık bu yapım o nadide örneklerden ve yüksek izleyici beğenisi elde edenlerden de biri. Bunca zaman beklettikten sonra dizi ve filmlerde bu tip konular tercih sıralarımın üstlerinde yer alıyorken artık daha fazla ertelemeyim diyerek başladım. 

1980'lerin henüz birleşmemiş iki bloglu Almanya'sında gelecek vadeden beyin cerrahı olan Dr. Kenzo Tenma'nın yönetim baskısı nedeniyle kurtarması gereken iki hastada önce ulaşan yaralı Türk inşaat işçisini değil kendisinden öncelik vermesi istenen diğerini ameliyat etmek zorunda kalır. Gecikme ve yetersiz müdahale işçinin ölümüme neden olurken yaslı aile O'nu suçlar. Bu karar doktorluğunu ve seçimini sorgulamasına neden olur.

Derken bir kez daha aynı durumla yüz yüze gelir. Bir trajedi ve ölüm olayının ortasından alınan çift yumurta ikizleri Johan ve Anna Liebert'in hastaneye getirildiği başından yaralı 10 yaşlarındaki Johann Liebert ile hastaneye bağış yapma potansiyelindeki belediye başkanı arasında kendisinden beklenen elbette ikincisidir. Önceki hatasını tekrarlamak istemez. Ancak bu karar Tenma'nın hayatını sonsuza dek değiştiren korkunç sonuçlara yol açar. 

Mesleğinin sağladığı sosyal konumunu kaybeder. Uğradığı haksızlığa rağmen acilde çalışmaya devam eder. Derken hastanede Direktör Heinemann ve hakkını yiyip yerini alan diğer doktorlar gizemli bir şekilde öldürülür. Aynı süreçte ikizler kaybolur. Polis, Tenma'yı şüpheli olarak değerlendirse de ellerinde kanıt olmadığı için sorguya çekip göndermekle yetinir. 6-7 yıl sonra Berlin Duvarı yıkılmasıyla birlikte ülkede değişimin soğuk rüzgarları eserken yaşanan bir dizi yeni olayla birlikte Tenma gerçekleri ortaya çıkarmaya çabalar.


 

Editörden Ek Bilgi Notu:

- Monster, Shogakukan'ın seinen manga dergisi Big Comic Original'da Aralık 1994 ile Aralık 2001 yılı arasında yayınlanmıştır ve 18 tankobon cildi basılmıştır. 

 - 25 Nisan 2013'te, HBO ve Guillermo del Toro, Monster Live Action Uyarlama haberi kamuoyuna duyuruldu. Del Toro, bölüm sayısını artırmak için herhangi bir ekstra içerik eklenmeden orijinal hikayeyi çok yakından takip edeceğini, Naoki Urasawa'nın prodüksiyona izin verilmeden önce her bölümün taslağını inceleyeceğini de eklendi. 16 Ekim 2015'te HBO projeyi reddetti ve yapım ekibinin projeyi diğer şirketlere sunma sürecinde olduğu açıklandı. (Kaynak)

- 7 Nisan 2005'te, New Line Cinema'nın dizinin canlı aksiyon film uyarlamasının haklarını satın aldığı duyuruldu. Aynı yılın Temmuz ayında senarist Josh Olson'un senaryoyu yazmak için işe alındığı ve bir devam filmi planlandığı da açıklandı. Ancak film hakkında daha fazla haber yayınlanmadı. (Kaynak)


12 Ekim 2025 Pazar

Daddy Long Legs (1991)

Orijinal Adı: Watashi no Ashinaga Ojisan / 私のあしながおじさん 

İngilizce:  Daddy Long Legs /

Türkçe:  Judy ve Uzun Bacak (TRT 1) 

İlk Yayın Yılı (Japonya): 1990

Tür: TV Serisi  

Bölüm Sayısı : 40 

Orijinal Hikaye : Jean Webster / Edebiyat Uyarlaması (1912)

Tür:  Okul, Gündelik Yaşam, Romantizm
 

Ülkemizde 90'larda yayınlan ve sadece TRT ile izleme imkanı bulduğumuz seri benim çocukluk hatıralarımda yer almıyor. Eskiden beri animelerde estetik tarz seçimlerimde belirleyici olmuşken ve karakterler de cazip ve güzel değilken belki de bu yapımı tam da bu nedenle beğenmemiş olabilirim:) Cidden 90'lardan bir anime olmasına rağmen neden böyle berbat bir tasarımla heba edilmiş anlamak zor!!! (Dönem hikayelerini severim. Ama henüz şu zaman periodunu şöyle şık ve zarif çizgilerle anlatan bir stüdyo çıkmadı nedense!!!!) 

1910'lu yılların New York'unda geçen hikayenin baş kahramanı 16-17 yaşlarındaki Judy Abbot kar yağışı altında henüz bebekken terk edilip yetimhane kapısına bırakılır. Soyadı telefon rehberindeki ilk harf listesinden adı ise mekanın arka tarafında yer alan mezarlıktaki taşlardan birinden alıntıdır. Her gün ağlayan ve türlü sorunlar çıkaran ufaklıklarla ilgilenen yaşça büyük çocuklardandır. Değerlendirme ve denetim günü liseye gönderilmek üzere seçilme ihtimali olan dört kişiden biri olacağını öğrendiğinde sonunda ayrılma şansı bulabileceği için sevinçten adeta havalara uçar. Sonraki gün hazırlık sürecinde rekora düzeyde türlü sakarlıklığa imza atıp tüm şansını yok etiğini düşünse de nihayetinde kabul edilen kişidir. New York'da saygın ve varlıklı kimselerin kabul edildiği Lincoln Memorial Lisesinde okurken eğitim masrafları John Smith adında biri tarafından karşılanacaktır. Judy avukatını gönderen ve ilk gece düzenlenen tanışma balosu için ihtiyaç duyduğu elbiseyi de içeren dolu bir valiz de hediye eden adama kendisinden düzenli şekilde beklediği üzere aylık mektuplar yazarken sadece gölgesinden görebildiği ve ışığın yansıttığı haliyle uzayan bacakları yüzünden "Uzun Bacaklı Babam" diye hitap eder.


Okulda başarılıdır. İki oda arkadaşından biri zengin ve köklü Pendelton ailesinin burnu havada kızı Julia'dır. Hali ve tavırları asaletten uzakken şartlar onu yetimhaneden geldiği gerçeğini gizlemeye iter ve bir dizi yalan söylemek zorunda kalır. Elbette Julia'da rahatsızlık duyduğu kızla okuldan önce tanıştıkları günü düşündüğünde ailesi hakkında araştırma yapmaya çalışır. Judy vasisi amcasından gelen beş altın sayesinde odasını ailesi tarafından gönderilmiş "göstermelik" yılbaşı hediyeleriyle doldurur ve şimdilik sırrını korumayı başarır. Günler sonra bu kez Julia dersleri yüzünden kendisini ziyarete gelecek amcasını karşılamasını ister. Judy reddetmeye çalışsa da eninde sonunda kendini okul girişinde beklemekten alıkoyamaz. 27 yaşındaki Jervis Pendleton III yeğeninin aksine düşünceli ve centilmen bir genç adamdır. Bir dizi yanlış anlaşılma sonucu kızın odasında saklanmak zorunda kaldıklarında ve delikanlının bakışları duvarda astığı  uzun - bacak çizimine takılır. Hafifçe gülümser.
 
 
Skandal oluşabilecek durumu makul biçimde Müdire Solan'a açıklarlar. Zaten ileri yaşına karşın evlenmemeyi seçmiş görünen kadın zenginliği dillere destan bu centilmen aile üyesinin itibarını korumaya dünden gönüllüdür. Nihayet kendilerini akladıktan sonra Judy Jarvis tarafından öğle yemeğine davet edilir. Masada vasisinden bahsederken içten ve sevgi doludur. Genç adam da ilgiyle dinler. Yurda döndüğünde ise ona yazdığı haftalık mektubunun büyük bölümünü Jarvis'le yaşadıkları kaplar. Ertesi gün Zengin Bekar Jarvis'le nasıl zaman geçirdiğini soran sınıf arkadaşlarına cevap verirken biraz fazla aşık kız modunda gibidir. Julia durumu garipser. Hatta O'nu küçümser.
 
Dönem sonu sınavları biterken bu kez hiç de hoşuna gitmeyen bir gerçekle okulun kapanacak olmasıyla yüzleşir. Bu yetimhaneye dönmesi anlamına gelecektir. Neyse ki vasisi son dakika yaz süresini bir çiftlikte geçirebilmesi için ayarlama yapar. Judy bir yandan mekanın sahibi yaşlı çiftle hayata dair yeni deneyimler elde ederken bir yandan da tesadüfen tavan arasında keşfettiği kitaplardan yola çıkarak çocukluğunda Jarvis'in aynı mekanda zaman geçirdiğini öğrenir. İster istemez vasisi John Smith ile tanışıklığı ihtimali aklına takılır ve endişe duymasına yol açar. Sonuçta Julia'nın varlığı ortadayken geçmişi konusunda Jarvis' e de yalan söylemiştir.
 

Editörden Notlar: 

Şeker Kız Candy'nin şarkılarını söyleyen Mitsuko Horie bu animede müziklerin yanı sıra baş karakterin seslendirmesini de yapmıştır. 

- Yapım, 1979 tarihli anime filminin remake'idir. 

- Daddy Long Legs anime serisi World Masterpiace Theatre'ın bir parçasıdır. 

6 Ekim 2025 Pazartesi

Unnamed Memory (2024)


 

Orijinal Adı: Unnamed Memory 

Japonca Adı:  アンネームドメモリ

İlk Yayın Yılı: 2024

Türkiye Yayın Kanalı: Dijital Platform

Tür: TV Serisi / Ligt Novel Uyarlama

Bölüm Sayısı : 12&12 (2 Sezon)

Tür:  Büyü, Fantastik, Macera, Romantizm, Aşk, Gündelik Yaşam
 
Yapımcı : ENGI

Furumiya Kuji'nin kaleminden Light Novel uyarlaması Unnamed Memory masalsı ve romantik öğelerle bezenmiş konusuyla şu ara tesadüfen bakıp izlemeyi sürdürdüğüm bir seri.  Tasrım kalitesi daha estetik ve zarif olsa en iyiler listeme dahil edebileceğim yapımı bu anlamda vasat bulsam da hikaye ve anlatımı insanı yormuyor.

Prens Oscar Lyeth Increatos Loz Farsas Sessizlik Cadısı'nın ailesine yaptığı lanet nedeniyle soyu devam ettiremeyeceği gerçeğiyle yüzleştiğinden beri büyüyü bozmak için küçük yaşlardan itibaren umutsuzca arayışını sürdürüp uğraş vermişse de sonuç alamamıştır. En sonunda kendisini uzun yıllar boyunca kulesine hapseden bir diğer büyücüden yardım istemeye karar verir. Yardımcısı Lazar'ın vazgeçirme çabasına kulak tıkar ve giriş kapısından itibaren kule merdivenlerinin sonuna kadar çeşitli engelleri aşar. Bu başarıyı en son gösteren kişi iki jenarasyon gerisindeki büyük dedesi Regius'tur. Lazar tabanın çökmesi sonucu düşer. Ölmeden devam etmesini isteyen sözleri üzerine genç adam son kapıyı da açar. 

Mavi Ay cadısı Tinasha yardımcısı aracılığıyla gelişmeleri dinlerken bunca zaman sonra tepeye ulaşan misafirine çay hazırlamıştır. Sadık hizmetkarının aşağıda uyur halde ve güvende olduğunu belirten genç kız delikanlıda merak uyandırır. Sözleri keskin ve biraz nezaketten uzak olsa da geliş nedenini anlatır. Trisha basit bir büyü analizi sonrası ona uygulanan şeyin lanetten ziyede kutsama olduğunu açıklar. Ondan doğacak her çocukla ortaya çıkacak "güçten" koruma amacıyla yapılmıştır. Çözüm ise bu güce yani korunma iç güdüsüne dayanabilecek bir kadınla evlenmesidir. Ülke topraklarında bu niteliği taşıyan kişiyi arayıp bulacağına dair söz verir. Derken Oscar o kişinin zaten karşısında durduğunu fark eder. Beklenmedik bir öneri sunar ve kızı şaşırtıp ondan eşi olmasını ister... Nihayetinde Tinasha evlilik teklifine hayır dese de bir yıl süre ile koruyucusu olup Farsas'da kalmayı kabul eder.

 

NOT: Büyücülerin krallıkların sınırlarında yaşarken kendilerinden istenen şeyleri yerine getirmek gibi bir zorunlulukları var herhalde.

NOT: Burada anlatılmak istenen şey biraz yetersiz kalmış. Oscar kendisi de büyü yapma yetisine sahip. Ancak insan krallıklarında bu tehlikeli bir bileşik olarak kabul edilmekte. Ondaki yeti de sessizlik cadısı tarafından mühürlenmiş. 

  

3 Mayıs 2025 Cumartesi

Rose Of Versailles (1979) & Remake Movie (2025)



Anime Adı: Rose Of Versailles
Anime Adı: Lady Oscar
Anime Adı: Versailles no Bara / ベルサイユのばら
Türkiye'de Yayın Adı: Lady Oscar (Kanal 6), Versay'ın Gülü, Küçük Kız (Kanal D) 
Türkçe Seslendirme: Yasemin Şişli (Oscar)
Bölüm Sayısı: 41
Yayın Yılı: 1979
Yapım Şirketi:Tōkyō Movie Shinsha (TMS)
Orijinal Eser: Ryoko Ikeda (Manga)
Anime Film: The Rose of Versailles: I'll Love You As Long As I Live / Versailles no Bara: Seimei Aru Kagiri Aishite (1987 / 1990) (Seri'nin Sinema Versiyonudur.)
Remake  / Yeniden Yapım Anime Film: Rose Of Versailles / Versay'ın Gülü (2025)
Yapım Şirketi: MAPPA
 

NOT: Bu tanıtım 3 Mayıs 2025'te gözden geçirildi. (Orijinal Tarih: 2013)

Bir nostalji anime bloğu açıp bu seriden bahsetmemek olmazdı. Fransız İhtilal'ini çizgi filmden öğrenen nesildik:) Kaç kere üstelik kimi zaman acayip isimler verilerek özel kanallarımızda yayınlanmadı ki? İzlemek için sabah altı buçukta uyandığımı hatırlarım:) Uykumu bölüp yaptığım fedakarlığı düşününce şimdi beni gülümsetiyor. Ancak eskiden tv dışında İnternet gibi bir seçeneğe sahip olmayan bizler için ekranda boy gösteren her anime bir nimetti. Bazılarının tekrarı da rahatsızlık vermiyordu. Genelde izlemek isteyenlerin keyfini kaçırmaktan kaçınmak adına aslında seri hakkında fazla bilgi verme taraftarı olmasam da burada tersini yaptım ve tanıtımdan biraz fazlası oldu. Yani bolca Spoiler var. Lütfen bundan sonrasını ona göre okuyunuz.


Kraliyet üst düzey askerlerinden asil-soylu General de Jarjayes, altıncı çocuğunun doğumunda sabırsızlıkla beklediği varisi kucağına alacağını umarken kendisine yine bir kız çocuğu dünyaya geldiği haber verilince büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Ancak birkaç dakika sonra kollarındaki bebeği havaya kaldırır ve Oscar Franchois adını verdiği bebeği oğlu olarak yetiştireceğini açıklar. Bu karar  altın saçlı bebeğin tüm hayatını değiştirir. Fransa kralı 15. Louise, Avusturya ile devam eden savaşı sona erdirmek istemektedir. İki ülke arasındaki siyasi ittifakı perçinlemek adına Avusturya 14 yaşındaki Prensesi Marie Antuanette ile torunu Fransa veliaht prensi  Louis Auguste'un evlenmesine karar verilir.


Dadısının torunu Andre Grandier ile büyüyen Oscar ise bir erkek gibi giyinir ve erkek gibi davranır. (Hatta büyüdüğü süreçte kendini erkek zannetiği bir dönem olur) 15. Louis'in buyruğu ile 14 yaşına girdiğinde kraliyet muhafız alayı komutanlığına seçilir. Görevi kabul etmek istemeyen Oscar babasının emrine karşı çıkar. Aslında Paris'e gelecek olan veliaht prensesin bakıcılığını yapmak istememektedir. Ancak emrin geldiği yer ailesini zor duruma bırakacağı için hakkında verilen karara uymaktan başka seçeneği de yoktur. 
 

Veliaht prenses Paris'e geldiği gün meydana gelen kaçırılma girişiminden Oscar tarafından kurtarılır. Arasında dostluk bağları  gelişir. Oscar saray hayatına adım atarken Antuanette zengin ve refah içinde tasasız bir hayatın pırıltılı dünyasında kaybolur. Ancak Marie Antuanette  saray entrikaları için fazlasıyla toydur. 15. Louise'in  metresi ile devam eden uzun soluklu güç savaşında Oscar tarafından korunsa da çevresindekilerin etkisinde kalmaktan da kurtulamaz. Öte yandan evliliğinde hayal ettiğini bulamamıştır. Bir gece katıldığı maskeli baloda yakışıklı İsveç Kontu Hans Axel Von Fersen'le karşılaşır ve O'na aşık olur.


 
Oscar, Fersen'le konuşup buna engel olmak istese de başaramaz. Öte yandan kendisi de kaçınılmaz biçimde konttan etkilenir. Umutsuzca fark eder ki Fersen prensesin duygularına karşılık vermiştir. Hislerini kalbine gömmeyi seçer. Günler birbirini izler. Artan saray dedikodularının gölgesinde geleceğin Fransa kraliçesi ile bir hayatı olamayacağını çok iyi bilen Fersen de bağımsızlık savaşı devam eden Amerika'ya gidecek gönüllü Fransız subaylarını komuta etmek üzere Paris'ten ayrılmayı ve sevdiği kadından uzaklaşmayı seçer. Kararı sadece Antuanette'i değil Oscar'ı da derinden sarsar. 
 

Paris'in arka sokaklarında ise başka hikayeler vardır. Derin yoksulluğun pençesindeki ülke insanından üç profil Rosalie, Jeanne ve anneleri  sefaletin eşiğindeyken artık kraliçe olan Antuanette sadece iyi niyetini sömüren  dalkavuk saray soylularına değil Polignac ailesi ve daha nicesine  zenginlik sunmaktadır. Ayrıca yıllar sonra patlak verecek olan devrimin önderi simalar fikirlerini canlandırmaya başlamıştır. Oscar gibi ülkede bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark eden ender soylular da vardır. Maskeli bir soyguncunun zenginleri hedef alan saldırılarını araştırdığı dönem arkasında güçlü simaların rol aldığı tehlikeli bir oyunun içine çekilir ve bu hengamede kendisini korumak isteyen Andre bir gözünü kaybeder.
 

Fransa'da değişim rüzgarının ufak ufak kendini belli ettiği sıralar aradan geçen yedi yılın ardından Fersen Paris'e döner...O sırada Oscar'ın görülmeye değer gizlemediği sevincini izleyen bir başka göz, hislerini tıpkı sevdiği kadın gibi uzun yıllardır içinde saklı tutan Andre'dir. Oscar Fersen'i evinde ağırlar. Geçen zamanın Fersen'in duygularını değiştirmediğini anlayamaz ya da anlamak istemez. İlk kez kendini bir kadın gibi hissetmektedir. Kimliğini gizleyerek katıldığı baloda zerafet abidesi göz alıcı bir hanımefendi elbisesi giyer. Tüm gözler o gece ilk kez aralarına katılan etkileyici kadını izlerken Fersen'in dans teklfini kabul eder. Adam onu tanımaz ama kendisini "değer verdiği arkadaşı" Oscar'a benzettiğine dair cümleler kullanır. En nihayetinde yaşadıkları anlık yakınlaşma sonrası tanır gibi olunca genç kadın kaçarak baloyu terk eder...
 

Editör Yorumu:
 
Karşılıksız aşkların gölgesinde mutlu olabilen tek çift sanırım Kraliçe Antuanette ve Fersen. Tabii o da göreceli. Ne de olsa ilişkilerini gizli tutmak gibi bir zorunlulukla karşı karşıyadırlar. Özellikle Oscar'ın Fersen'e aşını itiraf etmek zorunda kaldığı sahneler ve geri planda  Andre'nin çektiği acı görülmeye değerdir. Tabii O'nun da aşkını itiraf ettiği bölüm fazlasıyla sarsıcıdır.  Yapım yılı düşünülecek olursa dönemine göre hele de Türkiye'de bazı sahneler izleyenleri hayli şaşırtan cinstendi:) Seri sadece konu örgüsü için bile izlenmeye değer. Ancak 79 yılından. Eskiliğinde günümüz animelerinin kalitesini ararsanız düş kırıklığına uğrayabilirsiniz.
 

Son olarak Lady Oscar'ın müziklerine değinmem gerekirse, kesinlikle iyi iş çıkarılmış. Açılış ve kapanış müzikleri gayet güzel. Arka fon müzikleri de. Ancak özellikle tüm müzikleri içeren bir albüme denk gelmedim ne yazık ki.


NOTLAR:

Serinin "Versailles no Bara: Seimei Aru Kagiri Aishite" adı ile sadece Japonya'da yayınlanmış bir sinema filmi versiyonu vardır.
 
 
  Rose of Versailles / Versayın Gülü Anime Filmi (2025 / Nisan - Bahar Dönemi)
 
Uzun yıllar önce Lady Oscar'ın bir anime sinema versiyonu olacak diye duymuştum. Bazı kült yapımlarda görülen ve seriden alınan sahnelerin teknolojik anlamda yenilenerek sinamalaştırması gibi bir şeydi sanırım. Ama hiçbir yerde denk gelmedim. Sanırım yapılmadı ve yayınlanmadı. Neden yapılmadığını anlayabilmiş değilim.
 

Ehh anime böylesine eski iken ve şimdilerde moda olmuşken zaman zaman bu seriye bir remake gelir mi derdim (Tabii Sailor Moon gibi bir düş kırıklığı yaşatır mı vs devam ederdi o düşünce). Sonra birileri bunu projeye dönüştürdü. Haberler İnternete düştü. Açıkçası MAPPA'nın elinden çıkan ve yayın tarihi 2025 yılının Nisan ayı olarak duyurulan yeni Rose Of Versailles / Versay'ın Gülü anime filmine ait fragmanını görene kadar da doğruluğuna inandım diyemem. Malum bilgi kirliliğinden bol bir şey yok bu evrende. 

 
En nihayetinde nisan ayının sonunda film nete düştü. Hatta Türkçe olarak çevrildi de. (Çevirenlerin emeğine sağlık) İşleniş şekli müzikal ve orijinal hikayenin yaklaşık iki saatlik bir filme sıkıştırıldığı düşünülürse yapımı ne bekledim ne buldum cinsinden bir hisle bitirdim. Aklımdan geçense "bir film yerine dizi olabilirmiş"ti. 
 

Editör Yorumu:
 
- Görmek isteyeceğim birçok konu müzikler eşliğinde ufak bölümlere yerleştirilmiş ki bu tam bir hayal kırıklığıydı.
 
- Sanıyorum aynı zamanda Manga'ya bağlı kalınarak yapılan bir uyarlama. Andre'nin gözünü kaybetme olayı farklı işlenmiş. (Manga'yı okumadım. Elimde İngilizcesi var ama çizerin çizimini sevmediği için hep öteledim.)

Fragman için  Tıklayınız.


27 Şubat 2025 Perşembe

Kodomo no Omocha (1996)

Orijinal Adı: Child's Toy

Japonca Adı: Kodomo no Omocha  / こどものおもちゃ

İlk Yayın Yılı: 1996-1998

Türkiye Yayın Kanalı: Yayınlanmadı

Tv Serisi: 102 Bölüm (1. Sezon: 51 Bölüm) / 2. Sezon: 51 Bölüm) & Oav (1995)

Tür:  Okul, Romantizm, Komedi
 
Orijinal Hikaye: Manga (10 Cilt) Miho Obana (Manga Çizeri) 
 
Manga Yan Hikayeler:  Mizu no Yakata & Deep Clear

Yapımcı : Studio Gallop / NAS

6.sınıf öğrencisi Kurata Sana ödüllü roman yazarı ama bir o kadar da tuhaf annesiyle birlikte yaşamaktadır. Küçük hanımefendi aynı zamanda televizyonda yayınlanan "Çocuk Oyuncağı" adlı programın yıldızıdır. Her gün kurduğu saate rağmen okula geç aldım yaygarası eşiliğinde hazırlanır ve ne olursa olsun kahvaltı yapmadan ayrılmasına izin vermeyen annesinin karşısında masada yerini alır. "Sevgilim ve Pezevengim" dediği menajeri, şoförü  Sagami Rei onu arabasıyla bırakır. Ama ha binmişsin ha yürümüşsün fark etmez ölçüsünde öyle yavaş sürer ki sonuç çok değişmez. 

Okul ayrı karmaşa yumağıdır. Sınıfın bir grup erkek çocuğunu örgütleyen ve ders işlenmesini engelleyen Akito Hayama adeta ayaklı beladır. Onun yüzünden hiç birşey öğrenemeyen Sana veledi sevmez. Sınıf öğretmenleri sonunda iki gözü iki çeşme hale gelir. Ne yazık ki döngü haftalardır bu şekilde sürmektedir. Kızımız sınıf öğretmenine yardıma gelen diğerinden buluştukları sırada fotoğraflarını çekip bunu tehdit için kullandığını duyunca zayıf noktasını bulmak için arkadaşlarından birini Tsunayoshi'yi ikna eder. İlk denemesi edindiği bilgi doğrultusunda yükseklik korkusudur. Beklediği sonuç çıkmaz. Üstüne bir de Hayame ona hayli sorunlu biçimde davranıp kendi işine bakması konusunda "boynunu sıkarak" tehdit eder. Kız durumu şakaya alır (Hiç de normal değildi!)

Sonraki akşam evinin yakınında pusuya yatar ve plan dahilinde uygun bir anı kollar. Evden "sen bir şeytansın, hiç doğmaman gerekirdi." şeklinde sesler yükselir. Hayame kapıda belirir. Elinden kan damlar. O sırada işten dönen babası şöyle bir dönüp bakmakla yetinir ve konuşmadan içeri girer. Sana gördükleri karşısında şaşkındır ve çocuğun ailesinin davranışlarını yadırgar. Ama geliş amacı bellidir. Yardıma gönüllü Tsunayoshi ortaya çıkıp Hayame'ye selam verir. Orada olmasını garipsememesi için havadan sudan konuşurcasına elini sorar. Hayame geçiştirince sonrası için ne yapacağını kestiremez. Sadece özür dileyip hızlıca erkasına geçer ve eşofmanının altını indiriverir. Elinde fotoğraf makinesiyle bekleyen Sana beklediği o pozu yakalar:) İstediği şey bellidir. Şantaj için kullandığı resim.

 
Animeye Dair Notlar : 

 - 29 dakikalık Oav versiyonu, serinin İlk 4-5 bölümü kapsar. Sana burada kumral değil sarı saçlıdır. 
 
 
Editör Yorumu : 

- İzleme sürecim devam ediyor. Ama başta kız karakter Sana'nın halleri olmak üzere her şey "komedi" unsuru gibi soslanıp fazlaca baş ağrısı diyalog ve karmaşa ile sunulunca pek katlanılır tarafı da kalmıyor. Çok gürültülü ve yorucu. Bu formatta giderse kafam ne kadar bu saçma uğultuyu kaldırır ya da buna değer mi bilemiyorum.

 - Anime ilk kez, Marmalade Boy tarzı başka dizi var mı arayışımda karşıma çıkmıştı. Hikaye aslında güzel olabilirdi. Eğer karakterler 12 yaşında olmasaydı. (Hatta internette 7 yaş gibi bilgilere denk geldim. Ama seride geçtiği üzere 6. sınıfa gidiyorlarsa 11-12 yaşlarında olmalılar.) Karakter çizimleri sanki 7 yaşa daha uygun gibi. Bana göre sıkıcılığı arttıran en büyük etken. Konu bu bağlamda harcanmış. (Seriyi yeni keşfetmedim. En az 10-15 yılı var. Çeşitli zaman aralıklarında izlemeyi deneyip rafa kaldırdığımı hatırlıyorum. Sebebi "bu denli çocuksu bir hikaye barındırdığı için" olsa gerek dedim.)

- 102 bölüme ne sığdırmışlar? Manga sadece 10 Ciltken uyduruk bölümler eklenmiş olması muhtemel.

 - 12 yaş için aşk-meşk ve öpüşme gibi durumlar ne kadar normal tartışılır. (Bana göre kesinlikle değil. Çocuğum olsa izletmem.)

- İlk 29 bölüm Türkçeye çevrilmiş ancak yarım kalmış ne yazık ki. (Çeviren de çevirmeye değer görmedi muhtemelen:)

 

12 Kasım 2023 Pazar

Sukitte Linayo (Say I Love You) (2012)


13 bölümlük shojou türündeki Say I Love You, aynı adlı 173 sayfalık mangadan uyarlanmış. 2014'te live-action versiyonu gelmiş. Okul ortamında, liseli öğrencilerin günlülük hayatlarına, düşünce yapılarına, kaygılarına dair kesitler sunuyor. Şimdiye kadar fark etmemiş ve hiçbir romantik anime dizi ya da film listesinde denk gelmeyişimin verdiği şaşkınlıkla tamamen şans eseri fark keşfettiğim bir yapım. Aslında hikayede bilinmedik bir şey yok. Konu sıradan ama bunu anime olarak izlemek güzel.

Lise öğrencisi bir kız olan Mei Tachibana, çocukluğunda yaşadığı bir olay sonrası insanlara olan güvenini yitirmiş ve bundan sonra hiç arkadaş edinmemiştir. Bu nedenle okulda da pek sevilmez. Zaman zaman sözlü taciz niteliğinde zorbalıklara ve ucube gibi yakıştırmalara maruz kalsa kalsa da çoğu zaman duymamazlıktan gelir. 

Yamato Kurosawa ise kızların ağzının suyunu akıtan, girdiği her ortamda dikkati çeken okulun en popüler erkek öğrencisidir. Yoğun ilgiyi nezaketle kabul eder ama karşılık verirken de yüzeyseldir. Günün birinde yakın arkadaşının patavatsızca taciz edipte kazara attığı tekmeye kendisinin maruz kalınca Mei ilk kez dikkatini çeker. Diğerlerinin aksine kendisiyle flörtleşmek ya da arkadaşlık kurmak gibi bir beklentisi olmayan muhtemelen ilk kişidir.  

Yaşanan olayın okulda yayılması kaçınılmazdır. Mei dolabına bırakılan uyarı niteliğindeki mektup ve raptiyeleri görüp özür dilemesini söyleyen tehdit mesajını okurken Yamato'da yanına yaklaşır Durumu çözmek için cesaretini topladıktan sonra özür diler ama delikanlının arkadaşı olma çabasını tamamen görmezden gelir. Karşılıklı telefonlarını alma isteğini açıkça reddedince Yamato kendisininkini bir kağıda yazıp eline tutuşturur. Bir parça kafasu karışan kızımız o gün yarı zamanlı çalştığı fırında sapık bir takipçinin sonraki hedefi olduğundan habersizdir. Akşam saati işten çıkınca takip edildiğini anlar ve korkuya kapılır. Acı biçimde fark eder ki o anda yardım isteyecek kimsesi yoktur. Sonra o sırada arkadaşlarıyla karokede takılan Yamato'yu arar. Sesine yansıyan korku çocuğun hızla bulunduğu yere gelmesi için yeterli olur. Birlikte dükkandan ayrılırlarken dışarıda bekleyen yabancı rahatsız edici biçimde kim olduğunu sorar. Buna cevaben delikanlı kendisini öptüğünde aslında erkek arkadaşıyım, uzak dur mesajı vermek istemiştir ama Mei açısından bu ilk öpücüğüdür.


 

17 Eylül 2023 Pazar

Watashi no Shiawase na Kekkon (2023)


Animenin Adı:Watashi no Shiawase na Kekkon / わたしの幸せな結婚 
 / My Happy Marriage 
Bölüm Sayısı: 1.Sezon: 12 / 2.Sezon: 13 & Oav (1 Bölüm)
Yayın Tarihi: 2023 & 2025
Yayın Kanalı: Dijital Platform

My Happy Marriage / My Blissful Marriage internette duyurulduğunda benim için olduğu kadar pek çok anime-severin 2023 yılının en merakla beklediği serisi olmaya adaydı. Hikaye Meiji Restorasyonu devri Japonya'sında geçiyor. Aslında hayali Meiji Restorasyonu devri deniyor. Çünkü orijinal Meiji Restorasyonu 1868-1912 yıllarını kapsarken animede (Kullanılan arabalar belki söylendiği devre uygun gibi dursa da kadınların giydiği batılı kıyafet modellerine bakarsak) daha çok 1920'li 1930'lu yıllarda yaşanıyor gibi.)

 

Saimori ailesinin doğaüstü güçlerinin genlerini miras almadığı için babası Shinichi, üvey annesi Kanako ve "Ruh Görüsü" gücüne sahip yarı kız kardeşi Kaya tarafından hor görülen, fiziksel şiddete maruz kalan Miyo kendi varlık sebebini ve değersizliğini sorgulayarak en sonunda evlilik çağına erişir. Elbette her şey evin diğer kızı için yapılmaktayken bu konuda da ikinci plana atılmıştır. Hayatı evdeki hizmetçilerden farksızdır. O sabah Tatsuishi ailesinden Kouji Tatsuishi konuyu görüşmek için gelen babasına eşlik etmektedir. Nazikçe kendisine selam verdiğinde elinde süpürge temizlik yapmaktadır. Delikanlının gönlünde çoktan bir yeri vardır ama kızımız bunun farkında değildir. 

Nihayetinde evlilik konusu Saimori Shinichi tarafından netleştirilir. Duyuruyu iki kızını ve Koiji'yi huzuruna çağırarak yapar. Elbette Tatsuishi ailesine gelin olarak tercih edilen kişi Kaya'dır. Hayatın kendisine kolaylık sunmayacağını bir kez daha farkına varan Miyo kardeşinin hain sırıtışı karşısında gizlediği gözyaşlarına hakim olur. Derken babası beklenmedik bir biçimde ona hitaben "O'nu vereceği kişiyi" de belirlediğini söyler. Kiyoka Kudou adında biridir. Her şeye fikir beyan etmeye hazır üvey annesi değersizliğine vurgu yaptıktan sonra kendisi için yüksek standartta sayılan bir aileye gittiğinin altını çizer. Ses çıkarmayan, zavallı, itaatkar hali karşısında Kaya'nın keyfine diyecek yoktur. Miyo bir şeyler söylemek ister ama dile getirmek istediği cümleler yarım kalır. Yarın ayrılmak üzere hazırlanması emredilir. (Sinirleri zıplatan cinsten + Ağzına kilit mi vurulmuş diye söylenmeden edemiyor insan? )

Kendisinden önceki nişanlılarına karşı acımasız ve soğuk davranışlar sergilediği söylenen adamın evine gitmeden önce ilk kez yeni sayılabilecek bir kimono giyer. Refakatçisi olmaksızın geniş bir arazide yer alan ve seçkin insanların kalabileceği bir mekan gibi görünen eve gelir. Girişte yaşlı hizmetkar Yurie tarafından karşılandığında evin genç efendisinin kendisini beklediğini öğrenir. Odaya alınır. Japonlara özgü bir biçimde yere kapanıp selam verirken kendini tanıtır. Aldığı cevap "daha ne kadar eğileceksin?" olunca duraksar. Ona eşlik eden yaşlı kadın artık başını kaldırabileceğini söylediğinde doğrulur ve karşısındaki genç adam görünüşüyle beklemediği biçimde o ilk anda kalbinde bir şeyler uyandırır. 


Ertesi sabah küçük ve konfor sağlamayan odasında değil kaliteli bir döşekte gözünü açan genç kız özel güçleri olmadığı için geri gönderilme korkusunun eşlik ettiği "kendini işe yarar kılma" düşüncesiyle yemek hazırlamaya koyulur. Yurie mutfağa girdiğinde işi neredeyse bitmiştir. Üzerini giyen Kudo kahvaltı öncesi kabaca parmağıyla işaret edip yanında oturmasını söyler. Ardından Yurie herşeyi hazırlayanın Miyo olduğunu belirtince kahvaltıyı önce onun tatmasını ister. Kızcağız şaşırıp duraksar. Sırf bu yüzünden "zehir koydun, bir daha böyle ucuz numaralar deneme" diyerek ağzına tek lokma koymadan kalkıp gidince ilk günü hiç de arzu ettiği gibi başlamaz. (Adamın kadınlarla derdi neyse artık!!!) Farkında değildir ama yaptığı davranış sonrası Miyo yine her zaman hissettiği güvensizlik ve bir yere ait olamama duygusuyla üzülür.  


Özel Anti Grotesk Grubu (Grotesk: Kötü Ruh gibi birşey:P) komutanı Kudo işte evraklarla uğraşırken sabah ki duruma gösterdiği tepkisinin yersizliğini kendisi de farkına varır. Akşam eve döndüğünde Miyo kapıda yine yere kapaklanmış halde beklemektedir. Yemeğini yemediği ve aslında kendisine güvenmediği için haklı olduğunu, buna cür'et ettiği içinse hatalı olanın kendisi olduğunu söylerken her ne kadar genç adam görmese de gidecek yeri olmayan birinin çaresizliği yüzüne yansır. Kısaca durumun çok büyütülecek birşey olmadığını belirtir.

 

Anime uyarlaması  popüler platformda ilgi görünce devam haberleri de gecikmedi. 2025'in ilk ayında 2. sezonu da izleme imkanı bulduk. 3. Sezon olacak mı onu bilmiyorum.


Editör Notları:

- My Happy Marriage / My Blissful Marriage'ın kaynağı, Akumi Agitogi'nun kaleminden çıkan, 2019'da Tsukiho Tsukioka tarafından çizilerek 7 cilt halinde basılan Lightnovel'dır.

- Watashi no Shiawase na Kekkon Live Action Sinema Filmi bu yıl Mart ayında Japonya'da gösterime girdi. Kısa süre sonra bazı online film izleme sayfalarında Türkçeye çevrilip yayınlandı. (Live Action'lardan yana beğeni listem kabarık değil. Bu da o listeye giremedi. Sönük bir anlatım vardı.)

- Geleneklerinin yeni yeni değiştiği Meiji devrinde kadının konumu anime kültürü ve japonya tarihine aşina olmayanlar için hayli rahatsız edici ve absürd görünüyor olabilir. Özellikle yere kapanma gibi evli kadının kocasına gösterdiği saygı doğu kültürde o zamanlar normal bir durumdu. Bu nedenle şimdiki zamanın bakış açısıyla değerlendirmeden (Öğrenme aracı gibi düşünerek) izlemeniz tavsiye olunur.

- 1 Bölümlük Oav ilk sezonun ardından izlenmeli. O kısmın devamı niteliğinde hazırlanmış.